“Dövize neden bu kadar talep var anlamakta güçlük çekiyorum” diyor Bakan Mehmet Şimşek… Sayın Bakanı bizde anlamakta güçlük çekiyoruz. Mevduat hesaplarında dövizin oranı yüzde 58’lere çıkmış ama Bakan hala neden talep var diyor, hatta talep edilmesin istiyor.
Siyasetin raydan çıktığı, demokrasinin kaale almadığı, yüksek yargı organları arasında savaşın sürekli gündemde olduğu bir ortamda, paranın beklediği güven ortamı olabilir mi? Hanehalklarının TL’ye olan güveni kalmamıştır. Cebinizde bulunan 100 TL’nin resmi enflasyona göre yüzde 67’si gitmiş durumda. Bu durumda yatırım yapmayı düşünen insanlar elbette dövize yönelecektir.
Haziran ayında göreve gelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fiyat istikrarını sağlayacağız, yapılsa reformları hayata geçireceğiz ve vergi reformlarını devreye alacağı cümleleri sık sık tekrarlıyor. Adama sormazlar mı hazirandan bu yana vaktin vardı neden yapmadın ve hala neyi bekliyorsun? El cevap: Seçimi bekliyor…
Şimdi kurlar serbest bırakılsa (yani Merkez Bankası piyasaya dolar pompalamasa) doların fırlayacağını ekonomi yönetimi çok iyi biliyor. Bunun arkası da elbette enflasyon. Bu yüzden bakan Şimşek fiyat istikrarından en asından şimdilik bahsetmese çok iyi olur.
Sahi hangi istikrar? Bunu en iyi vatandaş görmüyor mu? Geçen yıl aldığımız A’dan Z’ye tüm ürünler yüzde 100 zamlandı. Kırmızı en ürünleri 1000 TL’yi gördü. 500 TL kıyma olmuş, pırasanın bile 30 TL olduğu şu ortamda hangi istikrardan söz edilebilir…Sizin döviz fiyatlarınızın istikrarlı ve düşük olması için ihracatınızın ithalatı geçmesi ve öteye gitmesi gerekir. Dış yatırımlar da kesildi…Dolar girişi yok, döviz borçları birikmiş kapıda duruyor. Merkez Bankası’nın rezervleri -53 milyar dolara gerileyip dip yapmış…Durum bu. Hangi istikrardan söz ediyorsunuz?
Dövizi baskı altında tutmaya gayret gösteriyorlar. Bunu seçime kadar devam ettirecekler. 1 Nisan’dan itibaren doların fırladığını görebilirsiniz. Şimdilik beklemeye devam….