Herkes bir şeyler düzeltme peşinde, kimi ülkeyi düzeltiyor, kimi liderleri yani yöneticileri, kimi memurları düzeltiyor. Aynaya bakan yok. Sabırları tükenmiş çocuklar, beş yüz metre ötedeki okula servisle çocuk göndermeler. En baba marka telefonlar, ayakkabı ve montlar, yiyeceklerin yarısı çöpe…
Sahi neyi düzeltiyoruz? Katiller sokaklarda, masumlar cezaevinde. Adalet işte hiç sormayın, okuyorlar en iyi puanlarla üniversiteye giriyorlar, ne sınavlardan geçiyorlar ama boş. Adaletin “a” sını uygulamıyorlar. Allah korkusu üniversiteye başlayınca gidiyor, sırasıyla kul hakkı, insanlık, vicdan bitiyor sonrada adalet yok, adaleti bu insanlar sağlamayacak mıydı?
Sokaklar besili dana gibi, kurbanlık koç gibi çocuklarla ve kadınlarla dolu. Bir yandan da açım açım diye bağırıyorlar.
Ramazan başladı; televizyonlar el birliği ile peynir ve et fiyatları ile gündem oluşturuyorlar, sanki dünyanın başka bir derdi yok.
Sokaklar geçilmez halde, terbiyesizlik diz boyu, şehvet aldı başını gidyor, ah be kardeşlerim ah… Ne diyeyim, o kadar çok dert ve sorun var ki yazsam gazete yetmez.
Bir taraftan da her insana bir ucu dokunur, bir diken batar ve çok gönüller kırılır korkusu, ne diyeyim.
“Değmen benim gamlı yaslı gönlüme”
Artık aynaya bakma zamanı geldi. Sağı solu suçlama zamanı değil.
Kalın sağlıcakla.