2025 yılı yaklaşırken milyonlarca vatandaşın merak ettiği malum konu hakkında açıklama nihayet yapıldı. Ekonomi uzmanları, işçi temsilcileri ve hükümet yetkililerinin gerçekleştirdiği 4 toplantı sonrasında asgari ücret açıklandı. "4 toplantı" diye belirtince, içeride gerçekten halkını düşünen, ekonomik sıkıntılar çektirmeyecek olan konuşmalar yapıldığını ummuştuk.
Ancak yetkililer, azı karar, çoğu zarar diyerek 22.104 TL yaptıkları asgari ücreti plastik bir tepside halkın önüne sundular. Sunumu yetersiz gören bazı sahte Pollyannalar ise tepsimizi süslemeye başladılar.
İstanbul gibi büyük şehirlerde kiralar, ortalama 18.000 TL seviyesine ulaştı. Bu cümlenin anlamını ayriyeten yapmamıza gerek var mı, bilmiyorum; fakat tepsimizin %70’lik kısmını barınma ihtiyacımızın aldığını da belirtmek istiyorum. Mevsim kış, barınma ihtiyacımızı sıcak yuvalarımızda giderelim, sıcak yemeklerimizle boğazımızı hep yumuşak tutalım derken doğal gaz faturasını; Edison, ampulün ticari-pratik kullanımını sağlamış ve elektriksel sistemlerin gelişimi Tesla'nın katkılarıyla büyük bir ilerleme kaydetmişken akşamları karanlıkta oturmak büyük kabalık olur derken elektrik faturasını; insanız ve hayvanların aksine sosyal varlıklarız, yaşamaya çalışmak için gittiğimiz iş yerlerinde temiz görünmemiz gerek, su tüketmemiz gerek derken su faturasını da ödediğimiz zaman tepsimizin %88’lik kısmını falan tüketmiş oluyoruz.
Hayvan, elektrik ve doğalgaz demişken zihnimizde aydınlanan ve çok şükür ki elektriğe ihtiyaç duymayan bir ampul beliriyor: mutfak masrafları. Market fiyatlarının uçtuğu bugünlerde, bir kilo et maaşımızın hatırı sayılır bir kısmına denk geliyor ve etten alacağımız besin değerleri için çözümler hemen üretiliyor. Mesela okumuş ve bilgili diye düşüncelerini dikkate aldığımız, konuşmayı seven ama anlamaya gelince pek oralı olamayan bazı entelektüel laf ebelerinden, protein için nohut önerisi sunulmuştu. Durumu normalleştirme ve güzelleştirme çabasını tebrik etmemekle birlikte, bizce bu ve bu tarz görüşü olan şükür ekonomistlerine en iyi proteinin sessizlik olduğunu söylemek istiyorum.
Neyse, mutfak masraflarıyla birlikte bize plastik tepside sunulmuş olan asgari ücretimizin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Plastik tepsimiz önümüzden alındığına göre, ardından önümüze gelen boş altın tepsiyi görmekteyiz. Tepsimiz boş çünkü o tepsiyi biz asgari ücretliler, emekliler ve diğer düşük gelirli çalışanlar süsleyeceğiz.
Yazının bu kısmına kadar sosyallik kelimesini sadece sosyal varlıklar olduğumuz için kullandım; çünkü sosyal aktivitelerimizi saymak için kredi kartlarımıza geçmemiz gerekli. Bizim olmayan paralarla biraz daha hayatta hissetmek için ayda bir iki kere görüşebildiğimiz arkadaşlarımız, güzel hissetmek için aldığımız kıyafet ve bakım eşyalarımız için kredi kartımızın birazını altın tepsimize bıraktık. Kış soğuk, evlerimizi bütçemiz kadar ısıtınca geçirdiğimiz ağır gripler sebebiyle sağlık, vitamin ihtiyaçlarımız için kredi kartımızın bir kısmını daha tepsimize bırakıyoruz.
Cahil, kendini geliştirmemiş insan kolay kolay kendine bir statü edinemez diye düşünürsek, genel kültürümüze, eğitimimize biraz yatırım yaptığımızda kartımızın tamamını tepsinin üzerinde görebilirsiniz. Ama daha konuşamadığımız masraflarımız vardı değil mi? Tasarruf mu demişti birisi? Yeterince tasarruf edemediniz mi? Endişelenmeyin, susun ve şükredin, sonuçta daha kötü durumda ülkeler var. Hem belki de bu durum sizlere dayanıklılık kazandırıyordur, çünkü biliyorsunuz, öldürmeyen şey güçlendirir ve beraberinde asgari ödemesi asgari ücretiniz kadar olan kart ekstrelerinizi getirir.
Şimdi şükür ekonomistlerini, dini duygu sömürücülerini, nohut savunucularını, entelektüel laf ebelerini ve çakma Pollyannacıları bir kenara bırakalım. Kurt misali, çetin kışları bir şekilde geçirebilirsiniz belki, hep yaptınız. Ancak, kurdun aksine yediğiniz ayazları çabuk unuttunuz. Durumu normalleştirme ve güzelleştirme çabasını tebrik etmemekle birlikte, bizce bu ve bu tarz görüşü olan şükür ekonomistlerine en iyi proteinin sessizlik olduğunu söylediğim gibi, sizlere de söylemek istediğim bir şey var: Umarım, 2025 yılında yediğiniz bütün ayazları hatırlarsınız ve yine umarım ki 2025, ne kadar hoş gelmemiş gibi gözükse de hepimiz için hoş bir yıl olur.