Yeni yıl ile ilgili yazı yazmaktan hoşlanmam ama bu yıl yazayım dedim. Ne de olsa milyonların sevinci ve neşesi var bu gecede. Günahlar işlense de, sevap işleyenler de var. Bende bu ruhla yazayım dedim.

Yeni bir ruhla, yeni bir aşkla uyanalım, hayat toprağımızı yeniden katıp karıştıralım, Yunus Emre’nin dediğini yapalım “Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.”

Evet dostlarım, kardeşlerim; siyasi kinleri, batı doğu sentezlerini bir yana bırakıp biz biz olalım. El ele gönül gönüle dost olalım, kardeş olalım, insanları inanç ve düşüncelerinden dolayı hor görmeyelim.

Çok kısa bir ömrün yollarındayız, bitti bitecek.

Geçenlerde bir resim sergisine davetliydim, hatıra defterine bir şeyler yazmamı istediler, yazdıklarımı sizlerle de paylaşayım istedim.

Bu dünyada herkes kendi resmini yapar, herkes kendi filminin başrolünde oynar. Öyleyse çizdiğin resim ve oynadığın oyuna dikkat et çünkü o çizdiğin resim ve oynadığın oyun senin yoldaki işaretlerindir. Senden sonra gelecekler, o çizgileri takip edecek. Yani senin neslin o çizgilerden kopamazlar, o izlerden, o çizgilerden ayrılamazlar. Gün gelir bu resimle, bu oyunculuğunla yorumlanacaksın. Hem de en ince ayrıntısına kadar. Ne bir eksik ne bir fazla. Ne çok ne az. O resimlerle anacaklar seni. O resimlerde bulacaklar dedelerini. Aman dikkat. Çizgiler düzgün ve net olsun.

Evet dostlarım, kardeşlerim; yollar geçer gider, içini sızlatan yanlışların olur, bunlara takılıp kalma. Düm düz ol. Hata yapmak, yanlış yapmak insana mahsus bir haslettir ama en güzeli, yanlışını görüp hatanı anlayıp doğru yolu bulmaktır. Asıl hata, hata üstüne hatadır.

Yolunuz aydınlık ve doğru olsun.

Kalın sağlıcakla