Uzun zamandır görüşemiyorduk, nasılsın? Umarım iyisindir. Bir yıl daha devirdik ve bu yeni yılda kendine bir söz vermeni istiyorum. Önce kendin. Uğruna savaştığın her ne varsa önce şu soruyu sor; “Kendim için değer mi?” Eğer herhangi bir savaşında yenilgi yaşamışsan bundan da pişmanlık duyma. Keşke çabalamasaydım değil, iyi ki çabaladım ama buraya kadarmış çünkü ben değerliyim, yenilgiyi kabul ediyorum.
Yenilgi kaybetmek olsa da sonucuna vardığınızda bu kabullenişler sizi yeni zaferlere taşıyan bir yoldur aslında. Bir savaşı kaybettiniz diye çıkmaz sokağınızı yaratmayın. Kabullenin ve önünüzdeki diğer yollardan yürümeye devam edin. Ben ne bir psikolog, ne bir psikiyatri ne de bir yaşam koçuyum. 23 yaşını doldurmuş 24 yaşından gün alan gazeteci genç bir kızım sadece. Sizlere bilgece sözler değil, deneyimlerinizden ders çıkarmanızı tavsiye ediyorum. Zaman ilerledikçe empati duygusunu kaybeden bir topluma dönüşüyoruz. Her ne yaşadıysan üç beş demeden önemli olan anlayabilmek. Anlayıp, kabul edip, yoluna devam etmek. Bir sokağa takılı kalmak, orada durmak anlamsız. En çok da kendini anlamsızlaştırırsın. Sen bir sokakta kara kara düşünüp ‘keşke’ler ile yitip gitmekten daha değerlisin. Empatiden bahsetmem de bu aslında. Birbirimizi anlamıyoruz, anlamaya çalışmıyoruz bile. Kendi pencerenden bakmak, at gözlüğüyle bakmaktan farksız olmakla birlikte bu kendine değer vermek değil, bencillik. Her deneyim bir tecrübedir, her tecrübe bir iyi kidir. İyi ki varım, yenilgilerimi kabul ediyorum ve yoluma devam ediyorum. İyi ki varsın, yenilgilerini kabul et ve yoluna devam et.
Yolunuz açık olsun, iyi kilerle dolu bir yıl diliyorum.