Toplumda bir ümitsizlik, bir karamsarlık var sormayın gitsin. Oysa uzmanların söylediklerine göre ortam ve şartlar ne kadar olumsuz olursa olsun ümitsizliğe kapılmayanlar, büyük rüyalar görürler. Umutsuzluğun en yoğun olduğu yerde, umudu yakalamayanlar büyük rüyalar göremezler. Umuda ermek için büyük acılara katlanmak gerekir. Acıların derinliklerine dalmayanlar, denizlerin derinliklerine inmeyenler gibi inci elde edemezler.
Göçmenlerden, muhacirlerden hep dinlediğimiz öyküler var. Zor şartlar, yokluk, yoksulluk, açlık, hastalık gibi ama bunların hepsini çalışarak, zorlukları yara yara refaha ve feraha kavuşuyorlar. Hiç ümitsizliğe düşmemişler. Sonuç mutlu bir sabah.
Ülkemiz insanları bu öykülerle büyüdü ve günümüze geldiler. Günümüzde de geçmiş zamanın acı öyküleri olmasa da zamanın şartlarına, insanların hayallerine göre bazı zorluk ve buna bağlı olarak ümitsizlikleri var.
Bir zamanlar pek önemsenmeyen bir otomobil, bu gün olmazsa olmazlar arasına giriyor. Bazıları için belki ihtiyaç listesinin son sırasında olsa bile bazıları için listenin başında bu olağan bir durum fakat ümitsizliğe ve karamsarlığa düşmenin gereği yok. Hedef koy, plan yap, hedefe koş.
Hedef uzak, hedef zor olabilir ama ulaşılmayan hedef yoktur. Yeter ki sabırlı ve kararlı olalım, ajitasyona hiç gerek yok.
Hükümetlere ve kişilere takılıp kalmamak lazım çünkü hedefi ve amacı olmayan hiçbir kişiyi, hiçbir hükümet veya lider hedefe ulaştıramaz. İnanın ve güvenin. İçinden gelsin ve çalışma ile barış, gerisi tamam.
Kalın sağlıcakla.