Dünya bir tiyatro seyrediyor. Kendini oyuna öyle bir kaptırmış ki ne sağını ne de solunu görebiliyor. Tiyatronun oyuncuları, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu. Başrollerde Putin ve Biden.

Bu oyun korkarım ki Türkiye’nin üzerine dönmesin. Cumhurbaşkanı ne Rusya'dan ne de Ukrayna'dan vazgeçmeyiz demiş olsa da bir gün gelir oyunun içinde kendimizi buluruz. Yavuz ve Midilli gemilerinin oyununu unutmayalım.

Bizi ve ülkemizi Allah korusun yoksa insan aklı bazı şeyleri kavramakta, bazı tuzakları bozmakta aciz kalır, işte korkum bu.

İstersen dünyanın en akıllı ve en kurnaz adamı ol, yine de fark etmez. Öyle tuzaklar var ki şeytanın bile aklı karışır.

Bir başka çekince ise İngilizler. Tarihler boyu büyük oyunlar kurmuş, savaşlar çıkarmış, kendi çıkarları için akla hayale gelmez vahşilikleri yapmış. Adeta kuduz köpekten beterler. Onların demokrasi, özgürlük ve medeniyet şarkıları boş ve yalandan başka bir şey değildir.

Bugün akan kanında, dün akan kanında bir İngiliz oyunu olduğunu düşünüyorum. Zavallı Rus askerleri ve Ukrayna mazlumları arada çok dümsük yer. Bizlerde yalancıktan vah vah eder dururuz.

Neden yalancıktan? Çünkü okumuyor ve araştırmıyoruz. Tarihleri didik etmiyoruz. Yalandan yazılan tarihleri gerçeğinden ayırt edece us yok. O zaman yalancıktan vah vah ediyoruz.

Birde özümüzü, dinimizi, örf ve adetlerimizi ayaklar altına aldık ya biz islah olamayız, başımıza binlerce belanın gelmesi yakındır.

Moda dedik açıldık, medeniyet dedik Allah'ın tüm ayetlerine savaş açtık. Ağla gözlerim ağla.

Kalın sağlıcakla.