Bir savaşa insan ancak bu kadar üzülür, bir yıkıma, bir yok oluşa insan ancak bu kadar üzülebilir. Hangi savaşa diye soracak olursanız, Rusya - Ukrayna savaşına. O binaların, o köylerin, o varlıkların yıkılışı inanın beni de yıkıyor. Her iki taraftan binlerce insan öldü, acı çekti, sefalet çekti, değer mi buna, değer mi hiç?
Amerika ve dolayısıyla batı, bu dünyanın başına beladır. Bizim başımıza da büyük bir beladır. Hep etrafımızda dolaşıyor, dur bakalım ne zaman başımızı belaya sokacak? Galiba Suriye'den umudunu kesti, şimdi de Yunanistan'ı kaşıyor.
Batı, Zelenski'yi öyle bir avladı ki, öyle bir tongaya düşürdü ki hala farkında bile değil. Galiba farkında da olamayacakta. Batı gözünü öyle bir boyamış ki bin yıl geçse de farkında olamayacak ve bu savaşı kazanamayacakta. Genelkurmay başkanlarını gördük televizyon da, Paris'te dans ederken. Halkını sorarsan artık bunalım içinde. Pek yakında ruhen tamamen çökecek ve önündeki yüzyılda bunların rehabilitesi ile uğraşacaklar. Dolayısıyla yıkılan şehir ve köyleriyle bence böyle bir devlet yok. Toprakları kiralık, fabrikalar başkalarında, insanları köle.
Ne için? Bir batı hayranlığı yüzünden, bir NATO hayranlığı yüzünden. Hala Rusya’nın büyüklüğünü anlayamadılar. Rusya’nın ölüsü bile bunlara yeter. Bunu görmeleri lazım.
Güreş tutarken bile aynı kiloda olanlar aynı kategoride güreşiyor, kendini bir gör. Batı, miyadı dolmuş silahları bitince seni terk edecek, sen yine kalacaksın yalnız.
Rusya’da çok zarar edecek ama onların zararı kadar bizlerde zarar edeceğiz. Ülkeler birbirine bağlıdır. Binlerce inşaat işçisi gidemedi, birçok anlaşmalar iptal edildi. Vesselam mesele çok, sonumuz hayır olur inşallah.
Kalın sağlıcakla.