Yeni ekonomi yönetimi faizler konusunda beklenenin altında olsa da iş dünyası için son bir umut oldu. Piyasaların beklentisi politika faizinin yüzde 20-25 aralığındaydı. Merkez Bankası yüzde 15’e çıkarması piyasalara sürpriz olarak yansıdı. En azından verdiği mesaja bakılacak olursa, bundan sonraki aylarda da faizler kademeli olarak artacak.
Faizlerin artması, dövizin dalgalanması yada diğer unsurlardan ziyade, sanayicilerin ve ihracatçıların asıl gündemi finansa erişme zorluğu…Banka cephesi, para sıkılaştırmayı mecburi olarak görürken, iş dünyası ise ihracat yapabilmek için hammadde, ara mal ve bunların işlenmesi, sonunda da nihai ürün çıkması için finansa ihtiyaç duyduklarını lakin bankaların gerekli kolaylığı göstermediğinden yakınıyor.
Ekonomi yönetimi kamu bankaları eliyle bu işi biraz çözse de özel bankaların eli rahat olduğu için pek de müdahale edilmiyor. En büyük sıkıntıyı küçük ve orta ölçekli işletmeler yaşamakta…
Diğer yandan politika faizi de göstermelikten öteye gitmiyor. Yüzde 15 civarında olan faiz, bankalara gidildiğinde yüzde 30-35 bandına ulaşıyor. Yani iki tarafı sıkıntılı bir değnek….Finansmana ulaşsanız dahi, faizler arasında uçurum var. Bunu da çözmesi gereken tabiki ekonomi yönetimi…
Finansmana ulaşım zorluğundan bahsetmişken, başta plastik sektörü olmak üzere, hammaddede dışa bağımlı olan, üretim ve istihdamı devam ettirmek isteyen sanayi sektörleri, finansmana erişim konusunda destek bekliyor. Dışa bağımlılıktan kurtulmak isteyen, yatırım yapmak isteyen sanayicilere finansman erişimi sağlanmazsa, ihracatımız da olumsuz yönde etkilenecektir. Zincirleme etki, diğer sektörlere de dalga dalga yayılacaktır. Sanayici artık istikrar istiyor. Ekonomide zincirleri kıracaksak, bu konulara acil eğilmemiz gerekiyor…Zira ekonomi hata kaldırmıyor, bunu son iki yılda yaşayıp gördük…
BÜYÜKŞEHİR’İN AGRESİF ŞOFÖRLERİ
Eğitimler, seminerler bazı şoförlere etki etmediği kesin. Kimi araçlara sinirleniyor ve araç şoförleriyle tartışıyor, kimi ise vatandaşa karşı sabırsız…Bazıları ise yardım etmek dahi istemiyor.
Evet zor bir iş…Bu mesleğin detaylarını ve zorluklarını iyi bilen biri olarak masa başında atıp tutmuyorum lakin bu mesleği hakkıyla yapan, halka karşı daha duyarlı ve sabırlı şoförlerin de hakkını yemiyorum. Bazen plaka alıyorum, tam şikayet edecekken vazgeçiyorum. Öyle sabırsızlar, öyle agresif kişiler var ki gerçekten Büyükşehir’de şoförlük yapmayı hak etmiyor. Bana kalırsa bu konuda istihdam bile özel seçilmeli…Bunun için yapılan teknik çalışmalar bazı illerde var. Hatta Avrupa ülkelerinde kolayca uygulanıyor. Bir takım kişilik testleriyle sorun aşılabiliyor. Böylece, agresif kişiler bu konuda istihdam edilmiyor. Büyükşehir Belediyesi bu konuda daha dikkatli olursa sevinirim. Zira, her koltuğa oturan vatandaşa ulaşım hizmeti vermemeli…
EN BÜYÜK İTİBAR
PARANIN DEĞERİDİR
Paramızın değeri gittikçe küçülüyor. Planlar yapıldı, piyasa yeni 500 TL, 1000 TL ve 2000 TL banknotların girmesi için çalışma yapılıyor. 2 yıl önce 200 TL ile hem pazar hem market yaparken, şimdi bu paraya ancak pazar yapabiliyoruz. Üstelik gerekli olan herşeyi değil, acil ihtiyaçlar alınabiliyor.
1 Dolar 26 TL’yi geçti. Bazıları beka sorununu başka yerlerde arayabilir fakat paranız zayıfsa, paranız güçsüzse asıl beka sorununu burada aramanız elzemdir…Türk Lirası’nın sadece haziran ayında değer kaybı yüzde 12’leri geçmiş durumda. Zamanında parayı sıkılaştırmayan ekonomi yönetimi, şimdi bu hatasından geri döndü fakat şimdi de yüksek döviz kurları / enflasyon sarmalına takılmış durumda. Merkez Bankası’nın arka kapısından dövizi baskılamak için kamu bankaları aracılığıyla piyasaya döviz sürülüyor. Ne kadar gizli tutulsa da yapılan işlemler kendini belli ediyor.
Şu durumda dövizi baskılamak, serbest bırakmaktan daha maliyetli olduğu görülüyor. Bir yerde dip göreceğimiz kesin ama nerede olacak bunu bilen de yok. Hatalar zinciri bizi buralara kadar getirdi. Bakalım başka hatalara ne kadar dayanacak gücümüz kalacak….