Bazen önemsemediğimiz, küçük gördüğümüz, bazen dikkate bile almadığımız şeyler ya felaketimiz olur ya da kurtuluşumuz.
Bazen attığımız küçük bir adımın ne büyük dağlar aşırdığını görünce gözlerimize inanamıyoruz.
Küçük yağmur damlalarının Karadeniz’de ne büyük felaketlere yol açtığına hepimiz şahit olduk. Oysa o küçük yağmur damlaları bereketti, rızıktı.
Kim bilebilir ki kiminin hayatının, kiminin malının mülkünün sonu olacağını.
Velhasıl küçük şey yoktur. Küçük gördüğümüz şeylerin ne büyük felaketlere, ne büyük kurtuluşlara gebe olduğunu sonraları görüyoruz.
Ufacık bir kıvılcım kocaman dağları yakar bitirir, çok küçük sandığımız, hatta ayağımızın ucuyla söndüreceğimizi düşündüğümüz o kıvılcım artık kontrolden çıkmıştır, sen onun kontrolüne girmişsindir.
Bir tek kuzu yüzlerce koyun sürüsü olduğunu, dört kovan arının bir gün üç yüz kovan arı olduğuna şahit olmuşumdur.
KÜÇÜK ŞEY YOKTUR, nice nice küçük sandığımız şeyler, bir gün sayılmıyacak rakamlara ulaşır.
Her şey küçükten başlar.
Kalın sağlıcakla.