Tatil öncesi siyasi kulisleri yazacağımı söylemiştim.
İktidar partisinin kulislerinde konuşulan bir iki örnekle aktarıp meseleyi tatil sonrasına bırakmıştım.
Siyasette gelecek hesaplarını, kulislerde kimin kime çelme takmaya çalıştığını yazacağım. Meseleyi unuttuğumu düşünmeyin lütfen. O konuya bilahare döneceğim…
Hepimizin şikayet ettiği en azından dost sohbetlerinde konuşulan, toplumun genelinde rahatsızlık uyandıran meseleler var.
Belediyelerde işe alımlar…
Adam kayırma, sizden olanlara göre planlanmış işler vs vs…
AK Parti uzun yıllardır ülke genelinde olduğunun fazlasıyla şehirde güçlü ve etkili.
Sizin iktidarınız döneminde, sizden olmayanların yaşam alanı hayli daraltılmış durumda.
Anladık, biliyoruz, iktidar sizsiniz…
Güç sizde…
Sizden olmayanları düşünecek değilsiniz ya!
Konuşurken mangalda kül bırakmayıp, ama iş menfaat, bireysel çıkara gelince dilinizden düşürmediğiniz kul hakkını unuttuğunuz biliniyor ve görülüyor.
Nereye varmaya çalışıyorum?
Herkesin bildiğini bir kez daha yazmakta ki maksadım nedir?
Millet alışveriş sepetini doldururken kasaya gitmeye korkuyor.
Çocuğunu nasıl okutacağını, okuttuktan sonra işe girip giremeyeceği endişesini yaşıyor. İktidar kanadında da benzer sıkıntıları ve endişeleri yaşayanlar var.
AK Partili olmayı bir dava kendilerini de davanın neferi olarak görenlere değil sözüm.
Bir zümre var. Ya da bir grup. Onların işleri hep tıkırında. Tuzları hep kuru…
Çocuklarının, yeğenlerinin velhasıl yakınlarının işsizlik gibi bir sorunu yok.
Anlattıklarıma küçük çok küçük bir örnek vereyim. Kaynarca Belediyesi’nde işe alınanların soyadlarına bakın ne demeye çalıştığımı anlayacaksınız.
Yazımın başlığını yineliyerek devam edeyim.
Tamam, iktidar sizsiniz.
Hepimiz ahirete inanan insanlarız.
Bugün size hesap sorulmuyor olması yarın sorulmayacağı anlamına gelmesin.
Velhasıl; İktidarda olmak, iktidarın etkin bireyleri olmak bugün size kazandırabilir. Ancak davam dediğiniz yapıya zarar veriyor. Emin olun muhalefetin yürüttüğü kampanyaların zararından daha büyük zarar veriyorsunuz “davanıza!”
Biliyoruz, iktidar sizsiniz. Toplumun rahatsızlıklarına, toplumun gerçeklerine kulak tıkayarak orada kalamazsınız.