Kaç mevsim geçti… O gün dikilen ağaçlar büyüdü, kök saldı meyve verdi. O gün doğan çocukların bu gün torunları var. Bu yolculuk benim için çok yorucu geçti, saçlar beyaz, omuzlar çökmüş. Şikâyetim yok. Kime şikâyetim olabilir ki? Bütün zulümleri uğruna savaştığım insanlardan aldım. Tüm göz yaşlarımın sebebi bu insanlar. Pahalığın tek sebebi aç gözlü bu insanlar, doymayı bilmeyen bu insanlar. Kime ne diyeyim, alışmışız bir kere, yönetenleri suçlamayı, düşünmeden kafa yormadan.
Geçen yıl kurbana dört bin lira verdim, bu yıl on iki bin lira. Sebebini düşündüm durdum. Ot fiyatları mı yüz de üç yüz arttı, sular mı yoksa çobanın aylığı mı yüzde üç yüz arttı? Hiçbiri, sadece ve sadece aç gözlü insan. Kazanma hırsı öyle artmış ki ağzı kulaklarında sırıtıyor, sırtlan gibi. Sebebi uğruna canımı tehlikeye attığım insan.
Bir yıl içinde araba fiyatı mı dersin, tarla fiyatı mı dersin, et fiyatları mı dersin, ne dersen de çılgınca bir artış.
Ama bu fiyatlara sabit ve dar gelirli insan nasıl ulaşır diye düşünen yok. Dinin emrini düşünen de yok, kural kanun tanıyan da yok. Allah sonumuzu hayır etsin inşallah ama bu işin sonu pek hayra da benzemiyor. Bol para milleti azdırdı gibi geliyor.
İnsan, denizlerin derinliğine inebiliyor, dağların zirvesine çıkıyor, aya gidiyor ama yanındaki insanı göremiyor. Görse bile çokta umurunda olmuyor. Atı alan üsküdarı geçmiş, geri kalanın canı çıksın.
Yok beyler yok. Aklınızı başınıza alın, bir selavat getirin, gün doğmadan neler olur. Bir gün fare kapanına sıkışırsın yanın da ne bir dost bulursun ne de bir insan.
Kalın sağlıcakla.