Özellikle soğuk havalarda cildimiz daha da kuruyor ve kırışma, elastikiyetini kaybetme, parlaklıkta azalma görülebiliyor. Peki genç bir cilt için nasıl beslenmeliyiz?
Kolojen:
Cilt ve vücudun diğer bölümleri tarafından üretilen proteindir. Genç bireylerde daha fazla olsa da yaşamımız boyunca vücudumuzda kolajen üretilir. Ancak yaşlandıkça üretilen miktar azaldığından ciltte sarkmalar ve kırışıklıklar meydana gelir. Uzun süre genç kalmanın sırrı vücutta kolajen üretimini azaltan durumlardan uzaklaşmak olacaktır. Bu durumları şöyle sıralayabiliriz;
1 – Sigara:
Vücutta kolajen üretimini azaltan en önemli etken sigaradır. Cilde ışıltısını kazandırmak için sigaradan uzak durmak gerekiyor.
2 – Şekerli gıdalar ve sağlıksız beslenme:
Hepimizin bildiği gibi şekerli gıdaların tüketimi cilt yapısını bozduğu gibi kolajen üretimini de azaltmaktadır. Daha önce de söylendiği gibi aslında “ne yersen osun” Bol su tüketmek, egzersiz yapmak ve hava kirliliğinden olabildiğince kaçınmakta vücutta kolajen üretimini artırmaktadır.
3 – Güneş Işınları:
Güneş ışınlarının eskisi kadar iyi olmadığını hepimiz biliyoruz. Ne kadar kremlerle Uv ışınlarından korunsak ta kolajen üretimini azaltabiliyor. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği saatlerden kaçınmak yaz-kış fark etmeksizin mutlaka cildimize özellikle yüzümüze güneş kremi kullanmak önemli yarar sağlayacaktır.
Peki mutlaka beslenmemizde olması gereken gıdalar nelerdir?
Yaban mersini, Avokado, Yumurta, Yeşil yapraklı sebzeler, Bakliyatlar, Kırmızı renkli sebzeler ve meyveler, Sarımsak, Soya, Beyaz çay, vitamini içeren besinler, Turunçgiller, Kemik suyu, Omega-3 yağ asitleri
Sağlıklı yağlar ve faydaları;
Kulaktan dolma bilgilerle kafamızda yer eden yağ tüketiminden kaçınmak aslında sağlığımız için fayda yerine zarar sağlamaktadır. Doymamış yağlar dediğimiz katı yağlardan kaçınmalıyız. Ancak vücudun kendi başına üretemediği sadece besinlerden alabileceğimiz yağlardan kaçınmak aslında vücudumuz için büyük zarar sağlamaktadır. Bu yağların tüketimi kilo almamızın tam tersine aslında vücutta yağ yakımını desteklemektedir. Hormonlarımızın bazıları yağ yapılı olduğundan tamamen sıfır yağ ile beslenmek yağ yakımını desteklememekte ve tam tersi vücudun yağ depolamasını artırmaktadır.
Avokado- Özellikle yüksek trigliserit seviyesini düşürmektedir. Uzun süre tok tutucudur. Antioksidan içeriği yüksek olduğundan kansere karşı önleyicidir. Aynı zamanda cildi sıkılaştırıp canlandırmakta faydalıdır.
Yumurta sarısı- Aminoasit içeriğinden ve yüksek protein kaynağından dolayı vücutta kas oluşumunu desteklediğinden tüketilmelidir. Kolesterol yüksekliğinden endişe diyorsanız belirli günlerle sınırlandırabilirsiniz.
Yağlı tohumlar ve Kuru yemişler- Hem yüksek antioksidan içeriğinden dolayı hem de beyin gelişimini desteklediğinden mutlaka her gün belirli miktarlarda tüketilmelidir. Yağlı tohumların lif içeriğinin de yüksek olması sağlıklı beslenmede önem taşımaktadır. Keten tohumu/chia gibi tohumlar uygun miktarlarda tüketilmelidir.
Somon- Kalp hastalıklarını önlemekte oldukça yararlıdır. Son zamanlarda çok sık karşılaştığımız kolesterol yüksekliğine oldukça iyi gelmektedir. Aynı zamanda spor yapanlar için de kas kütlesini artırmakta önemli bir yeri vardır.
Sızma zeytinyağı- Salatalarınızda ve yemeklerinizde mutlaka tüketiniz. Tabi ki her şeyin fazlası zarar bu nedenle kullandığınız miktara dikkat ediniz.
Yoğurt- Son zamanlarda light/yağsız ürünlerin artmasıyla çoğunlukla bu tür yoğurtları tüketiyoruz. Çünkü daha sağlıklı olduğuna inanılıyor. Ancak aslında çok yanlış düşünüyoruz. Hem sağlıklı yağ asitleri içermesi hem de yüksek probiyotik içeriği nedeniyle normal yoğurt tüketebiliriz. Tabi ki evde mayalanan yoğurdun yeri ayrı ancak imkanınız yok ise kaymaksız normal yağlı yoğurt tüketilebilir. Özel bazı durumlarda yağsız tüketimi destekleyebiliyoruz ancak sağlıklı bir birey için normal yoğurt tüketilmelidir.
Çörekotu yağı- Hipotiroid, insülin direnci gibi kilo vermeyi zorlaştıran hastalıklarda kilo kaybını desteklemektedir. Yüksek tansiyonun düşmesinde etkilidir, kötü kolesterol olan LDL kolesterolü düşürücü; iyi kolesterol olan HDL kolesterolü yükseltici etkisi mevcuttur. Aynı zamanda karaciğer dostu olduğundan karaciğerde toksik madde oluşumunu önlemektedir. Günlük tüketilen miktara dikkat edilmelidir aksi takdirde fazla tüketimi toksik etki yaratabilmektedir.
Hindistan cevizi yağı- Özellikle cilt yenilenmesini desteklemektedir. Akne ve sivilce oluşumunu azaltır. Saçlarınızı nemlendirmek için de saç maskesi veya saç kremi olarak kullanılabilir. Uygun ölçülerde kullanımı vücuttaki yağ yakımını da desteklemektedir. Bu yağın ısınması sorun olmadığından yemeklerde veya kızartmalarda da kullanılabilir. Aroması biraz fazla olduğundan tüketmekte zorlanırsanız en iyi yöntem kahve içerisine katmak olacaktır. Tatlılara aroması daha uyduğundan tatlı yapımlarında da tercih edilebilmektedir.