Coğrafyamız tarih boyunca şehirleri yıkan, insanları yok eden, yürekleri hatıraları anılarda bırakan deprem felaketleri ile dolu. Yine tarih boyunca ülkem insanı yaşanan her felaket sonrası birbirine kenetlenerek emsaline az rastlanır dayanışma göstermiş, yaşanan acıları kendi acısıymış gibi ortak olmuş, elinde avcunda ne varsa çekinmeden paylaşmıştır. En son yaşadığımız Kahramanmaraş depremlerinde de insan olabilmenin ne olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.

Deprem sonrası önceliğin enkaz kurtarma çalışmaları olduğu gerçektir. Sonrasında depremzedelerin barınma, sağlık ve beslenme ihtiyaçlarının karşılanması, yavaş yavaş normal hayata dönülme çabasıdır. Deprem sonrasında yaşananları, yapılanları, yapılması gerekenleri, yükümlülükleri hepimiz çok iyi biliyoruz, yeri geliyor taktir ediyoruz, yeri geliyor eleştiriyoruz peki afeti yaşamadan önce devam eden hayatımızda depreme karşı alacağımız veya almamız gereken tedbirleri neden düşünmüyor veya uygulamıyoruz.

Birileri öldükten sonra, çocuklar öksüz/yetim kaldıktan sonra yıllık emekli maaşının üzerine kredi çekilerek alınan ev yıkıldıktan sonra yani bir şeyleri kaybettikten sonra bunları telafi etmek, tedbir almaktan kat ve kat zor değil mi?

Otuz tane yıkılan enkazın arasında hiç hasar almamış iki bina varsa bence hala umut var demektir.

Birileri insan hayatına değer vermeyi, sağlam iş yapmayı biliyor, malzemeden çalmadan, mevzuata uygun iş yapmayı biliyor demek ki. Tabi bu durumun denetimsiz olmaması, ilgili kamu düzeninin harfiyen işlemesi, hatır için veya para için hainlik yapılmaması gerekmektedir. İmar affı çıkartıp, yapıyı hiç görmeden sadece internet üzerinden müracaat alıp, vatandaştan parayı aldıktan sonra binaya onay verilmemesi gerekmektedir.

Yaşanan felakette Hatay’ın Erzin ilçesinde tek bir kişi bile yaralanmadı, Belediye başkanı ‘’ Kendi vicdanım çok rahat, hiçbir şekilde kaçak inşaata izin vermedik, kaçak yapı ile mücadele ettik’’ dedi.

Demek ki yıkımı engellemenin en güvenilir yolu, belediyeler tarafından yapılan denetim, usulsüz yapılaşmaya göz yummayan sistemmiş. İnsan var oldukça bina yapılaşması da devam edecek. Son 20 yıldır hepimiz de birer deprem uzmanı olduğumuza göre, yaşananlardan ve yaşadıklarımızdan ders çıkaralım, bu dersi hiç unutmayalım