Son birkaç aydır seçimden başka bir şey konuşamaz olmuştuk. Gerek millet ittifakı gerekse cumhur ittifakı seçimi kazanmak için elinden geleni yaptı. Ve bu seçimin galibi cumhur ittifakı ve Sayın Erdoğan oldu.
Şimdi gözler kaybeden tarafa millet ittifakına ve özellikle bütün ısrarlara rağmen Cumhurbaşkanı adayı olmaktan vazgeçmeyen Sayın Kılıçdaroğlu'na çevrildi.
Çünkü herkes bu seferde olmadıysa ne zaman olur görüşünde.
Son beş yılda yaşananlar covid salgını ve bunla yeterince baş edemeyen iktidar, yüzyılın depremi ve iki gün boyunca yardım edilemeyen depremzedeler ardından yaşanan ekonomik kriz içinde girilen bir seçimde muhalefet hala kazanamıyorsa bir yerlerde bir yanlış var demektir.
CHP ye gönül vermiş insanlar bu yenilgiden ders çıkarılması Ve değişimin şart olduğu inancında birleşiyor. Fakat Kemal Kılıçdaroğlu ve yandaşları bu seslere kulak tıkıyor.
Böyle yaparak zaten kırgın olan CHP gönüllülerinin sayılarını arttırmaktan başka bir şey yapmıyor.
Verdiği yanlış kararlardan dolayı kazanılması mümkün bir seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu bir türlü koltuğu bırakmak istemiyor. Aklıma şu soru geliyor madem koltuk bu kadar önemliydi ve sayın Akşener’in kazanması mümkün olan kişiyi aday gösterelim demesine rağmen neden aday oldun gerekli kişiyi aday gösterip koltuğunda oturmaya devam etseydin.
Taban mutsuz taban değişim istiyor.
Değişim yapılmadan gidilen yerel seçimlerde başarı beklemek tamamen hayal olur.
Eğer gerçekten CHP ye gönül vermiş bir Genel Başkansanız artık bunca yenilgiden sonra yapmanız gerekeni yapmalı artık o koltuğu bırakmalısınız.
Tabanın ve CHP’lilerin sesine kulak vermeli kenara çekilmeyi bilmelisiniz.
Yoksa sizi ne tarih ne de partilerinin affetmeyecek.