Türkiye'de emekli ve asgari ücret arasındaki makas, son yıllarda giderek açılmaktadır. Emekliler, asgari ücretin altında kalan maaşlarla geçinemezken, asgari ücretliler de hayat pahalılığı karşısında zorlanmaktadır.

Emekli ve asgari ücret arasındaki farkın nedeni, emekli maaşlarının belirlenmesinde kullanılan formüldür. Emekli maaşları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon oranlarına göre yılda iki kez zam almaktadır. Ancak bu zam oranları, emeklilerin gerçek hayat pahalılığını yansıtmamaktadır.

Asgari ücret ise her yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenmektedir. Bu komisyonda hükümet, işveren ve işçi temsilcileri yer almaktadır. Asgari ücretin belirlenmesinde ekonomik, sosyal ve siyasi faktörler etkili olmaktadır.

2023 yılında emekli ve asgari ücret arasındaki farkın daha da artması beklenmektedir, çünkü 6 ay sonra yapılacak olan yerel seçimler nedeniyle asgari ücrete ciddi bir zam yapılması öngörülmektedir. Bazı siyasi partiler asgari ücretin 12.500 TL olacağını vaat etmektedir.

Emekli maaşları ise enflasyon oranına göre zam alacaktır. Ancak enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığı ve emeklilerin alım gücünü korumadığı bilinmektedir. Bu nedenle emekli maaşlarının asgari ücrete endekslenmesi talebi gündeme gelmektedir.

Emekli ve asgari ücret arasındaki makasın kapanması için, emekli maaşlarının belirlenmesinde adaletli bir formülün uygulanması gerekmektedir. Emeklilerin yaşam standartlarını yükseltecek ve onlara insanca bir yaşam sunacak bir emekli maaşı belirlenmelidir.

Asgari ücret ise sadece siyasi vaatlerle değil, ekonomik gerçeklerle uyumlu bir şekilde belirlenmelidir. Asgari ücretin yüksek olması işçiler için olumlu bir durumdur ancak bunun işverenler ve ekonomi üzerindeki etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Emekli ve asgari ücret arasındaki makasın kapanması, hem emeklilerin hem de çalışanların refahını artıracak ve Türkiye'nin sosyal adaletini sağlayacaktır.