HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Şu sıralar ülkemizde iki konu dolaşıyor. Biri kadın voleybol milli takımımızın başarısı, diğeri CHP’nin seçim yenilgisinin ardından içine düştüğü liderlik açmazı... kötü gidişat içinde kıvranan iktidarların tamda istediği şey! Çünkü kendileri tartışılmıyor, çekilemez boyuttaki geçim derdi unutturulmuş, halk yapay gündemlerle (kandırılmış demeyelim de) en hafif deyimiyle oyalanmış oluyor.

 

Şunu atlamamak gerek; bu yıl ABD’de oynanan 2023 FIVB Milletler Ligi’nin finalinde Çin’i 3-1, 2023 CEV Avrupa Şampiyonası finalinde Sırbistan’ı 3-2 yenen Türk A Milli Kadın Voleybol Takımı bir yılda iki  şampiyonlukla ülkemize büyük bir sevinç yaşattı.

 

Milletler ligini kazanmaları sırasında dikkatleri üzerine çeken Milli Voleybolcu Ebrar Karakurt, Avrupa Şampiyonası finallerinde rakiplerle boğuşurken sosyal medya hesabından müsabaka fotoğraflarını ”Savaşa savaşa kazanıyoruz” yazısıyla paylaşmış, Abdülhamit Denge adlı bir  sosyal medya kullanıcısı söz konusu paylaşımın altına “Müslüman Türk milleti olarak sana tahammül etmeye devam ediyoruz…’’ diye yazınca Karakurt pankartlı fotoğrafla “Boş yapma Abdülhamid” diyerek cevap verdi. Sözün kısası Abdülhamit Denge’ye saçmalama demek istemişti Ebrar.

 

Bunu eğip büken biri çıkacaktı, çıktı tabi. Başkanlıktan kovulmuş Jeliboncu sabık başkan yerinde duramadı.Abdülhamid adını aldı eğdi, büktü sözü 1,5 milyon km kare toprak kaybeden Osmanlı padişahı II. Abdülhamid’e getirdi. 

 

“Ebrar Karakurt elinde pankartla ‘Boş yapma ABDÜLHAMİD’ diye poz verdi. Aldığı tepkiler ona çark ettirdi. Resmen kıvırdı.  Tweete tweetle cevap verilir. Pankartla değil. Kimse yemedi... Şimdi Ebrar Karakurt’a bir sorumuz var; ‘Kendisine olumsuz yorum yapan sosyal medya kullanıcısının ismi Mustafa Kemal olsa aynı «görsel şovu yapar mıydı?» İşin nereye gideceği hesaplanmış, tarihine hakaret etmek için fırsat kollandığı net biçimde anlaşılıyor.”

 

Jeliboncu, başkanlıktan azledilmiş, kovulmuş başkana yolladığı tweet yetmiyor, bir tweet daha atıyor: “Sen milli takıma layık olmayan bir lgbt’lisin. Abdülhamid’e saldırdığına göre senin kökünü araştırmak gerek. Bir sporcu siyaset yapacaksa sporu bıraksın. Atın bunu milli takımdan. Milli takıma leke düşmesin.”

 

Şehrimiz üniversitesinin Tarih Profesörü(!) Ebubekir Sofuoğlu kadın millilerimiz şampiyon olduktan sonra Atatürk’e gönderme(!) yaparak şöyle bir paylaşımda bulunmuştu:

 

“Hani sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olması önemliydi?

Lezbiyenlik ahlaklılık mıdır?

Yavrularımızı tehdit eden lezbiyenliğe bulaşmış bu kupayı reddediyorum.

Lezbiyenlik şampiyonlukla meşrulaşacaksa, dünya çapında başarılı bir hekim de organ mafyası ile çalışabilir öyle mi?”

 

İşler iyice sarpa sardı. Sapla saman birbirine karıştı. Organ mafyası yetmez, uyuşturucu baronları da katılmalı bu olayın içine değil mi?

 

Devri sabık başkan Melih Gökçek, Avrupa şampiyonu olan Filenin Sultanları’nı sosyal medyadan tebrik ettiği paylaşımının altına bir de not düşmüş; “Ebrar konusunda tek geri adımımız yoktur biline… Sultan Abdülhamid’e laf eden Tanzimat artıklarının milli takımda yeri olmamalı.” demişti.

 

Cevaplar gecikmedi tabii. Kimse akılsız değil, herkesin her şeyi anlayacak bir aklı var. Akıllı bir sosyal medya kullanıcısı, bu paylaşımları yapanların akıllarını sorgulayarak şunları yazmıştı: 

“Sataşan kişinin adı Cengiz olsaydı Cengiz Han’a, Fatih olsaydı Fatih Sultan Mehmet’e mi tepki gösterdi diyecektiniz? Ne (...) zekâlı (...)’sınız yahu!” dedi.

 

Oysa ortada ekip olarak şimdiye kadar hiçbir takımımızın gerçekleştiremediği, ulusça özlemini çektiğimiz, duygu patlaması yaşadığımız, kutlanması gereken bir başarı vardı.  

 

Avrupa şampiyonluğuna ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımımızın oyuncularından Gizem Örge, Sırbistanla oynanan final maçı sonrasında yaşadığı duygusal patlamayla yaptığı duygusal açıklamada gözyaşları içinde “Bu takım ne zaman başarılı olsa babam ağlayarak ‘Kızım sen de bir gün orada olacaksın’ dedi. Baba buradayım baba! Eminim ki tüm Türkiye bizim gibi ağlıyordur” dedi.

 

Bir baba için ne büyük gurur, ne büyük övünç.

 

Yaşanan başarı sürecinin bu kadar olay yaratacağını kimse düşünemezdi herhalde. Ortam buna uygun olunca..

 

Bu başarının mimarlarından olan bir oyuncusunun (eş cinselliği hiç onaylamasam dahi) mahremiyeti sayılması gereken hayat tarzı öncelikle gösterilerek, iktidarın açmazları örtülemez.

 

Ama tüm çaba bunun için!

 

Kızlarımızı içtenlikle kutluyor ve kendilerinden bir dünya şampiyonluğuyla bir olimpiyat şampiyonluğu bekliyorum.