Kimse doğuştan kötü bir insan değildir. İnsanlar devlet çatısı altında bir araya gelmeden önce, aynı düşüncede olan kimseler tarafından oluşturulmuş ‘Klan’ ismi verilen topluluklar söz konusuydu. Suçun cezası ise ailenin reisi tarafından kesilir. Suçların ağır olduğu takdirde (tecavüz gibi) öç esası devreye girer.
Tutukluevi sisteminin tarihine değinmemiz gerekirse; hürriyeti bağlayıcı cezaların infazına ilk defa İngiltere’de başlanmış. Ancak tam olarak Ceza İnfaz Kanunu’nun hangi ülkede inşa edildiği merak konusu. Bunun hakkında çokça makale mevcut, ama yazarlar anlaşamamış olmalı ki her birisinden farklı bir ülke öne sürülüyor.
Aslına bakarsanız hapis cezası ile cezaevlerinin doğuşu birbiri ile bütünleşmektedir. Büyüme sürecindeki davranış bozuklukları özümsenmeli ve çözüme kavuşturulmalı. En azından çözüm için çabalanmalı.
Hürriyetin bağlanması için eğriyi doğruyu iyi ayırt etmek gerekiyor. Çünkü bu basite alınacak bir konu değil. Ellerinin ve kollarının bağlı olmasıyla eş değer. Asıl suçlunun psikolojisi araştırılmalı, nedenleri aranmalı, ama cezası da verilmeli.
İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğu da asla unutulmamalı.