Tehlikeli bir virüse benzeyen işyerindeki psikolojik baskı (mobbing), bir süre sonra kapanması zor yaralar açabiliyor. Zira mobbing uygulanan işyerlerinde sevgi ve saygı iklimi bozulduğu için çalışanlar arasında çatışma ve gruplaşma meydana geliyor.
Mobingi çalıştığımız ortamda görebiliyoruz. Çalıştığın ofiste, fabrika da her alanda mobing karşımıza çıkıyor. En önemli mobing de işverenin, çalışanın maşını ödememesi ya da eksik ödemesi. Bunun yanında iş yerinde yaşanan huzursuzluklar ve çalışanlar arasında yaşanan çatışmalar geliyor.
Ayaklarım geri geri gidiyor, ofisten içeri adım atmak istemiyordum. Patronumun ‘Ayağını denk al!’ cümlesi zihnimin duvarlarına çarpıyor, her aklıma geldiğinde başım dönüyor gözlerim kararıyordu. Ne yapmıştım da böyle demişti bana, hiçbir kabahatim yoktu üstelik. İstifa etmek de çare değildi. Ödemem gereken faturalar, borçlar, taksitler… Üstelik bu şartlarda hemen iş bulmam da mümkün değil.” Bir dönem iş yerinde yaşadığı kâbus dolu günleri böyle anlatıyor Emine Sınar. Beklemediği bir anda aynı kurum içinde farklı birime tayini çıkar Emine’nin ve yaşadığı sıkıntılı günleri geride kalır. Ancak herkes onun kadar şanslı değil ne yazık ki.
İşyerinde şiddet, yıldırma, sindirme, psikolojik taciz, çalışmayı engelleme, ceza verme, soruşturma açma gibi farklı yöntemlerle yapılan psikolojik şiddet şeklinde nitelendirilen ‘mobbing’, dünyada olduğu kadar ülkemizde de artık çok yaygın. Atatürk Üniversitesi’nde 350 akademisyen arasında yapılan bir araştırma da bunu destekliyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, çalışanların yüzde 82’si bir şekilde mobbinge maruz kalıyor. Özellikle hemşire ve öğretmenler psikolojik yıldırmaya daha fazla uğruyor. Mesela müdür, öğretmene ders vermiyor, en ufak şeyi bahane edip hakkında soruşturma açıyor ya da onu muhatap almayıp yalnızlaştırıyor. Elbette demokraside çareler tükenmez; kanıtlanması halinde mobbingi uygulayan kişilere ceza verilmesi de söz konusu. Ülkemizde son yıllarda mağdurların açmış olduğu dava sayısı bu sebeple bir hayli artmış durumda.
Psikolojik tacize maruz kalan kişi, güne stresli başlıyor, zaman geçtikçe işe gitmek dahi istemiyor. İşletme ve çalışma arkadaşlarına güvenmiyor hatta saygısı azalıyor. Bu da onun motivasyon, iş verimliliği, meslekî bütünlük, becerisi, çalışma şevki, yaşam kalitesi ve sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkiliyor. İşyerinde tacize uğrayan bu tip insanların psikolojisi de bozuluyor. Benlik ve güven duygusu zedelenip huzuru bozuluyor; hatta ağlama, uyku bozuklukları, bunalım, depresyon, yüksek tansiyon, panik atak, kalp krizine kadar varan sağlık sorunlarıyla da karşı karşıya kalabiliyor. Bu duruma katlanamayıp intihar edenler bile oluyor. Uzmanlara göre mobbing, aile yaşantısını da zedeliyor. Zira yaşanan travma, eşler arasında tartışma ve kavgalara zemin hazırlayabiliyor.