28 Mayıs 2021 İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu…
2. Lig Play-Off Finalinde birçok arkadaşımız ve dostumuzun yaşadığı, komşumuz Kocaeli kentinin takımı olan, ezeli rakibimiz Kocaelispor ile karşılaşıyoruz.
Pandemiden dolayı stadyuma sınırlı sayıda taraftar alınsa da maçtan 1,5 saat önce girdiğim stadyumda iki tarafın da tezahüratları yankılanıyor.
Pandemiden dolayı sınırlı sayı demişken; 2 arkadaşımız maçtan önce temizlik şirketinde işe girmiş, maç anında stadyumda olmak için hiçbir ücret almadan 3 bin tane koltuk silmişti.
İşte bu maç öyle bir maçtı…
Halil Umut Meler’in hatalı kararları, maça bana göre yanlış diziliş ile çıkmamız ve rakibimizin formu gibi etkenler birleşince maç maalesef ilk yarı rakibimizin lehine olacak şekilde koptu.
Tüm bunların üzerine 88’nci dakikada Bahattin Köse’nin attığı gol ile birlikte Kocaelispor taraftarları 2011 yılında oynanan ve skor 4-1 olmasın diye bile isteye kendi kalelerine gol attıkları maçı hatırladılar.
Hatırlarsanız o tarihlerde kendi kalelerine attıkları golün ünü Türkiye sınırlarını aşmış, birçok yabancı basın kuruluşunda haber olmuştu.
Kendilerince haklıydılar…
Sakaryaspor taraftarı yıllarca o golü malzeme yapıp ezeli rakibini kızdırmıştı. Kolay değil yılların çekilmişliği vardı.
Kocaelispor tribünü Bahatttin’in golünden sonra kalecilerine tezahürat ederek alışkanlık olmuşçasına bilerek kendi kalesine atıp skoru 4-1 yapmasını istedi. Dakikalar geçtikçe tezahürat çoğalıyor, kaleci Bayram tribünlerin istediğini yapacakmış hissiyatı veriyordu.
Derken Burak Süleyman oyundan alındı. O oyundan alınırken kendi kalesine atma tezahüratları çoğalmıştı. Burak oyundan çıktıktan sonra yedek kulübesine yönelmeyip direkt kalecisinin yanına doğru adım atmaya başladı.
Ben de tam kalecinin arka çaprazında dikilerek maçı takip ediyordum. Ağır adımlarla bana yaklaşan Burak Süleyman’ı gördüm. İçimden kalecisine kendi kalesine atmasını söyleyeceğini geçirdim. Ne kadar akredite görevli olsak da skorun da verdiği etkiyle içimden bir an sözlü olarak sataşmayı düşündüm. Sonrasında içimden bir his beni susmaya sevk etti.
Burak kalecinin yanına kadar yaklaşıp seslendi ve vücut diliyle de emin bir ifade çizerek, “Bayram yapma. Oyununu oyna” dedi. Sonra tekrar yedek kulübesine geri döndü. O an Burak’ın yaptığı harekete şaşırmış, az önce içimden geçirdiğim ‘salça olmak’ fiilinden dolayı da kendi kendime utanmıştım.
Ama kaleci kendi kalesine atmadıkça tezahüratlar daha da çoğalıyordu. Kaleci yine tribünlerin istediği hareketi yapmaya meyilli bir görüntü çizmeye devam etti.
Aradan çok kısa bir zaman geçti, Burak Süleyman yedek kulübesinden çıkıp yine bizim olduğumuz yere doğru gelmeye başladı. İçimden, “Vallahi bu sefer at diyecek, tribün baskısına dayanamadı” diye geçirdim.
Burak geldi. Yine önümden geçti ve kaleciye seslendi. Kaleci bayram ona baktıktan sonra işaret parmağı ile Mustafa Reşit Akçay’ı göstererek, “Bayram, Sakaryaspor ile oynuyorsun. Yapmayacaksın” dedi.
Bizim Hafız Sülo kendi içimden düşündüklerim nedeniyle beni yine mahcup etmişti. Aradan yıllar geçti. Evde otururken bir telefonla bomba etkisi yaratacak bir transfer olduğunu ve prodüksiyon çalışmaları için beni evden alacakları söylendi. Beni evden alan Berker’e yoldayken, “Sakın kim olduğunu söyleme” dedim.
Başkanlık makamına vardığımızda Burak Süleyman abisi ile birlikte oturuyordu. Onu ilk gördüğümde aklıma direkt bu hikaye geldi. İmzayı attıktan sonra kendisine de bunları anlattım, karşılıklı oturup gülüştük. O gece gerçekten çok zor bir maç beklediğini, böyle olacağını hiç düşünmediğini ve Kocaelispor taraftarlarının müthiş desteği ile hayatının en kolay maçını oynadığını söyledi.
Transfer olduğu sene kaderin cilvesi olacak ki bizimle de şampiyonluk yaşadı. Ne kadar ezeli rakibimizin bir taraftarı olsa da armamız için mücadele etti, işini yaptı. Deplasman yollarında bazen yan yana oturup birbirimizi kızdırdık. O Kocaelispor marşlarını ezbere biliyor ben de Tatangalar'ın besteleriyle kontralar yapıyordum. İkimizin de şehrinin takımına bu kadar bağlı olması ona olan saygımı hep arttırdı.
Dün de sözleşmesi uzatıldı.
Yönetimin istediği sürece Burak’ın bizde kalacağından emindim.
İnşallah bu sene sonunda bir kupa daha kaldırır Sakaryaspor forması altında.
Ve benim gibi onun hakkında anlık da olsak kötü düşünenleri utandırır.
Camiamıza hayırlı olsun…