Maalesef son günlerde ülkemizde hiç hoş olmayan şeyler yaşanıyor. Gün geçmiyor ki bir cinayet, bir istismar haberiyle uyanıyoruz.

Narin’in ölü bedeninin bulunması, 2 yaşındaki Sıla bebeğin cinsel istismar yüzünden iç kanama ve beyin kanaması geçirmesi, bir babaannenin torununu balkondan atması, bir bardak su için bir gencin dövülerek öldürülmesi, bir adamın karısını herkesin gözü önünde bıçaklaması, bir adamın eski sevgilisini güvenliklerin gözü önünde darp etmesi. Bu gibi birçok olay sayılabilir. Bunları yazarken söylerken çok kolay gibi gözüküyor ama maalesef biz bunları yaşadık. Bunları yaşama süremiz 1 ay gibi kısa bir süre. Ülkemizde neler oluyor,  biz ne yaşıyoruz. Çok korkunç bir çağda yaşadığımız kesin ama neden? Neden biz bunları yaşıyoruz.

Düşüne biliyor musunuz 2 yaşında bir bebekle cinsel istismar kelimesini bir araya getirebilmek bile çok vahşice bir şey. İşin en acı tarafı da bunu yapılanı annesi biliyor ve susuyor, göz yumuyor. Kim bilir o küçücük bedeni ne acılar yaşadı da kimse ses çıkarmadı. Sıla bebekte derdini kimseye anlatamadı.

Bu olayların neden önüne geçilemiyor? Hukuk sistemimiz mi yetersiz, uygulamalarda mı sıkıntı var.  Ne olursa olsun biran önce bu olayların önüne geçilmesi gerekiyor.

Sistemde bir çarpıklık varsa biz çocuklarımızı, kendimizi nasıl koruyacağız. Öyle bir duruma geldik ki bir sabah kalkıp işe giderken, ya da gün içinde öldürüle biliriz. Ve bu çok doğal karşılanıyor artık. Kimse benim bir gün işe giderken ya da eve dönerken öldürülmeme şaşırmayacak çünkü ülkemizde böyle olaylar sıradan hale geldi. Ben böyle bir ülkede yaşamak istemiyorum ya da geleceğimin korku içerisinde olmasını istemiyorum.

İstismar, çocuk tecavüzü ülkemizde yaygınlaşmış olduğu için çocuklarımızı korumamız gerekiyor.

Peki  çocuklarımızı bu durumdan nasıl koruruz ya da onun kendisini korumasını nasıl sağlarız. Çocuk eğitiminde ilk adım ‘mahrem bölgeler ve mahremiyetin ne olduğu’ nu anlatmak olmalıdır. Bunun için de çocuğun özel alanlarına saygı göstermek gerekiyor. Özellikle çocuk gelişimi açısından çocuklar 3 yaşına geldiklerinde kendi hemcinsi ebeveynine yakınlaşması ve cinsel anlamda ondan bazı bilgileri öğrenmesi yararlı olur. Her şeyin ötesinde özellikle 3 yaş altı çocuklarımızı sokaklara ve tanısak da tanımasak da kalabalık ortamlara uzun süreli bırakmamak çok önemli. Unutmayalım çocukların tüm sorumluluğu ailelerine aittir.
Hepsinin ötesinde bir de çocukları zorla öpmemek, yakın gördüğümüz kişilerin öpmesi içinde çocuğu zorlamamak gerekiyor. Kim olursa olsun çocuğu istemediği şeyleri yapmaya zorlamak da bir süre sonra çocuğun kendi beden bütünlüğüne saygısını yitirmesine hatta isteyen herkesin kendisini öpmesine, sarılmasına sessiz kalmasına yol açabilir.
Sağlıklı bireyler yetiştirmek, istismarı önlemek, istismar sonrası farkındalığı artırmak, hızlı iyileşme sürecini oluşturmak açısından, çocuk istismarı günümüzde çocuk, ergen ve toplum psikolojisini de ilgilendiren en önemli konulardan birisidir. Unutulmamalıdır ki taciz kadar tacizi görmezden gelmek de istismardır.