Günlerdir enkaz altından sağ çıkarılanların sayısı çoğalsın diye dua ediyoruz.

Canlarımız gitti.

Canımız yanıyor.

Her gün bir yetkili çıkıp depremde yitirdiğimiz sayıyı açıklıyor.

Haber bültenlerinde tutuklanan müteahhitlerden bahsediliyor.

Yardım kampanyalarının hangi kurum üzerinden yapılacağını tartışıyoruz.

10 ili yıkıp geçen depremle ilgili, diğer deprem bölgeleri konuşuluyor.

Kimi zaman Marmara depremine vurgu yapılıyor.

Biz Sakarya’da dönüşümün yapılamamasını yüzlerce, binlerce gündeme getirenler olarak hayıflanıp duruyoruz.

Sonuç…

Depremi de depremin vereceği hasarı da herkesin bildiğini görüyoruz.

Herkesin bildiği ‘depreme dayanıklı yapı stoku’ gerçeğini niye hayata geçiremiyoruz?

Bu soruyu şimdilik buraya bırakıyorum.

Acımız büyük. Bugün acımızı yaşayalım.

Yaralarımızı saralım.

Enkaz altından daha çok insanımızın sağ çıkarılması için dua edelim.

Yarın elbette Sakarya neden depreme hazır değil meselesini masaya yatırırız.

Bugün dua eden ben yarını beklemeyi tercih ediyorum.

Gün birlik günü…

Çocuklarımızla oynamayın

Deprem felaketinin ardından yetkililer bir dizi karar aldı.

OHAL ilan edildi.

Üniversiteler uzaktan eğitim modeline geçti. Nisan ayında yeniden durum değerlendirmesi yapılacak.

İşte tam bu noktada YÖK’üne de üniversitelerin SENATO kararlarına da ağız dolusu küfür ediyorum.

Üniversitede okuyan evlatlarımızla kimsenin bu denli oynaması doğru değil.

KYK yurtlarının depremzedelere açılması için eğitime ara veriliyor. Ardından YÖK bu minvalde bir karar açıklıyor. Sonrasında üniversiteler açıklamalardan bağımsız bir dizi uygulamaya geçiyor.

Bir haftada üç kere karar alıp değiştiren okullar var.

Liyakatsizliğin zirve yaptığı bu dönemi, gençlerimiz unutmayacak bilesiniz.

Çocuklara ağabey olalım

Deprem bölgesinde ailesini kaybeden evlatlarımız var.

Ailesini kaybetmese bile mahallesini, şehrini kaybedenlere kol kanat gerelim.

Koruyucu ailelik kavramının ötesinde söylediklerim.

Yetkililerle görüşelim. Hepimiz bir çocuğun bir evladın ağabeyi, ablası, amcası olabiliriz.

Hayata atılana kadar maddi manevi destekte bulanabiliriz.

Devletimiz depremzedelerin barınma, yeni şehirler inşa etme meselesini çözecektir. Biz çocukların geleceğine katkı sunalım. Ne dersiniz?