Adapazarı Şeker Fabrikasıyla ilgili son durum ne?
Fabrika arsası Alışveriş Merkezi mi oluyor?
Fabrika taşınacak mı?
Bayram ziyaretlerimde Sakaryaspor’dan sonra en çok sorulan sorular şekerle ilgiliydi.
Adapazarı Şeker Fabrikasıyla ilgili soru soranlara ilk verdiğim cevabı buradan paylaşayım. “Adapazarı Şeker ile ilgili konuşmaya hakkınız olduğunu mu düşünüyorsunuz?”
Dün fabrika kota sorunu yaşarken, şeker üst kurulunun kestiği cezalarla yani kumpas ile operasyon ile FETÖ’nün bankasına geçerken dilsiz taklidi yapanların bugün konuşmaya hakkı yok. Dün üreticinin elinden fabrika alınırken ses çıkarmayanların bugün söylediği, söyleyeceği her laf kelime israfından başka bir şey değil. Tıpkı, Sakaryaspor’da kongre süreçlerinde kafalarını kuma gömüp popoları açıkta kalanların konuşma hakları olmadığı gibi…
Şeker meselesiyle ilgili fikrimi anlatayım. Sonra Sakaryaspor’u da konuşuruz.
Yarınlarda Adapazarı Şeker Fabrikası diye fabrika olmayacak. Önce bunu herkes bir bilsin.
Yıldız Holding fabrikanın arsasını satmayacak. Bor Şeker yani Dişli ailesi sadece fabrikanın kotasını satın alacak. Bor Şeker Fabrikası geçtiğimiz yıl üretim kapasitesini artırdı. Mevcut şeker üretim kotası 72 bin ton. Adapazarı Şeker’in üretim kotası ise 71 bin ton. Davut Dişli ve ortağı Adapazarı Şeker’in kotasını alarak kapasite artırımı yaptığı tesiste daha karlı bir üretim süreci yaşayacak.
Kısa ve öz anlatımla Adapazarı Şeker Fabrikası’nın kotası gidiyor posası yani tartışmaları bize kalıyor.
Şeker fabrikasının kıymetli arazisinin üzerinde konutlar, ticarethaneler olacak. Bizim şehir için Adapazarı Şeker fabrikası kavramı son hamlelerle ortadan kalkıyor.
Şeker fabrikası üreticinin elinden alınırken maalesef o dönem Sakarya Milletvekili olan Ayhan Sefer Üstün ile gerek hukuk gerekse yazıp çizdiklerim nedeniyle epey mücadele etmiştim. Ne yazık ki o dönem güçlü olduğu için Ayhan Sefer Üstün denen zatı destekleyenler bana tavır almıştı. Gücün yanında yer alanlar bana ziyadesiyle bedel ödetmeye kalkışmıştı.
Meselenin özeti benim ödediğim bedel değil. Geldiğimiz noktada sahipsiz şehrin şeker kotası Afyon’a giderken bize ise posası kalıyor…
*
Gelelim Sakaryaspor’a…
Sakaryaspor’un ligde kalması pamuk ipliğine bağlı. Yanlışlar toplamının doğurduğu sonucu yaşıyoruz. Bakıyorum sosyal medyada herkes en kral Sakaryasporlu.
Suçlular bulunuyor, idam sehpaları kuruluyor.
Esasında olan biten şu. Yazıp-çizenlerin büyük bölümü aynaya baksa suçluyu görecek. Ama kimse iğneyi kendine batıramıyor. Eline çuvaldız alan batıracak yer arıyor.
Sakaryaspor’un içinde bulunduğu durumun sorumlusu şehir. Yani hepimiziz.
Kongre yapılırken kör-sağır-dilsiz rolüne bürünenlerin şimdilerde sosyal medyada En Kral Sakaryaspor sevdalısı rolüne soyunduğunu görmek sinir bozucu.
Uzun uzun yazmaya gerek duymuyorum.
Bugün şehrimizde yaşanan ne kadar olumlu veya olumsuz durum varsa suçlusu, sorumlusu bizleriz. Yani 1 milyondan fazla Sakaryalı’nın…
Öyle topu taça atmaya kalkarak, birileri için dar ağacı kurarak sorumluluktan kaçamayız. Hepimiz özellikle de şimdilerde sosyal medya da ahkam kesenler aynaya bakıp sonrasında fikir beyan etsinler…