Kahramanmaraş merkezinde gerçekleşen deprem 10 ilimizi etkilemişti. Üzerinden 2 hafta geçmesine rağmen kurtarma çalışmaları devam ediyor. Şaka değil 2 hafta, bu ülkemizin ne kadar vahim bir durumda olduğunu gösteriyor maalesef.
Depreme asrın felaketi diye romantikleştiremeyiz. Yapamayız, yapmamalıyız da. Evet depremin ne zaman olacağını hiç birimiz bilemeyiz, ama depremin oluşturacağı yıkımları engelleye biliriz.
Eğer binaların yapımında çalışırken çalmazsak, yapılan binalar deprem yönetmeliğine uygun olmadığı halde rüşvet verdi diye müteahhitte onay verirsek maalesef bu felaketleri hep yaşayacağız.
Deprem, on binlerce vatandaşımızın ölümüne neden oldu. Ölümlerin yarı sıra yüz binlerce vatandaşımızın da yaralanmasına neden olan deprem, acı gerçek ile yüzleşmemiz gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gözler önüne serdi diyorum ki, her deprem sonrası yıkımlar, ölümler unutulur yeni bir deprem olduğundan ise yeniden konuşulur duruma gelir. Bu depremin en kazı bir yılda zor kalkar gibi geliyor.
Ölü sayısı tahminlerime göre 100 bini geçecek. Bundan sonrası için yeni bir düzenleme yapılması gerekir. Önümüzdeki 5 yıl için depremin yaşandığı iller pilot bölge olmalı ve yeniden alt yapısı ile birlikte şehirleşme yapılmalı.
Diğer 5 yıl için yine bir 10 il pilot bölge seçilmeli ve yeniden inşa edilmeli. Gerekirse yerleri değiştirilmeli. Yeniden inşa edilen şehirlerin depreme dayanıklı afet olaylarına karşı dayanıklı olması şartı ile çalışmalar yapılmalı.
Peki, olası bir Marmara depremine Sakarya ve İstanbul hazır mı? Bunu pek sanmıyorum. Kimsenin de hazır olduğunu düşündüğünü sanmam.
Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın tarihi, toprağı yarıp üzerinde canlı-cansız ne varsa içine alan; kentleri, halkı harap eden depremlerle dolu. Ama bu coğrafyanın tarihi, felaketler sonrası gösterilen dayanışma ve büyük çabalara hep sahne olmuştur.
Türkiye’nin dört bir yanında herkes bu yaşanan felaketin yasına ortak olmakla kalmamış, ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmek için benzeri az görülen bir seferberlik içerisine girmiştir.
Sadece Türkiye’de değil dünyanın dört bir yanından Türkiye’nin dostu kişi ve kurumlar afet bölgesine yardım edebilmek için sıraya girdiler. Tüm Türkiye yaşadığımız deprem felaketinin simgesi haline gelen aşağıdaki fotoğraftaki gibiydi.