Çok ağır geldi bu felaket, tarifi mümkün olmayan acılar yaşıyoruz.

“ Ateş düştüğü yeri yakar” sözü geçersizleşti, felaketin ateşi tüm yurdu sardı.

Yurdumun en ücra köşesinde olup ta felaket sonrası yüreği yanmayan insan yoktur sanırım.

“Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın... “ LevTolstoy

Bu günlerde yurdum insanının tarifi.

Karmakarışık duygular içerisinde ne yaptığımız bilemez bir haldeyiz. Haberi duyar duymaz ulus olarak yardıma koştuk ve koşmaya devam ediyoruz.

Gün geçtikçe büyüklüğünü daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Bölgeden gelen haberler bazen yüreğimize su serpse de tarifsiz acılardayız.

Bütün bu yıkımı ve acıları yaşamak zorunda mıyız? Yoksa bu acılarımızı can ve mal kayıplarımızı minimize etmenin bir yolu var mıdır?

Hani derler ya şapkayı önümüze koymak veya ders almak gibi kavramların ne anlam geldiğini anlayabilmektir asolan.

Balık hafızlığımız bu güne kadar devam etti, umudum odur ki!.. bundan sonra böyle gafletler içerisinde olmayız.

Yaşadığımız felaketin üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen, halen ağır hasarlı binalarda hayatlar idame ediliyor. Her deprem haberinden sonra atıp tutmalar havada uçuşuyor, lakin icraata gelince ortada elle tutulur bir şey yok.  Acılar soğumaya başlayınca da yaşadığımız coğrafyada ki risklerin ortadan kalktığını zannederek her zaman olduğu gibi kendimizi kandırmaya devam ediyoruz.

Deprem Kader midir?

Deprem Öldürür mü?

Neden bu acıları coğrafyamızda yaşarız?

Eğitim kalitesinin yerlerde sürünmesi.

Bilime sırt çevirmemiz.

Ayrıştırılmamız.

Kabul artık tam anlamıyla deprem ülkesi olduk, bu demek değildir ki devamlı yıkım, ölüm ve acı olacak.

TEDBİRİNİ AL TAKDİRİ YÜCE YARADANA BIRAK

Gönülden bu tür acıların tekerrür etmesini istemiyorsanız,

artık çiçeği, böceği ve reklamı rafa kaldırın.

Önceliğiniz DEPREMolsun.

Bilime yüzünüzü dönün ve ötekileştirmekten vaz geçin.

Hepimiz bu gemideyiz.

Bir sonraki yazımda çözüm önerileri gelecek.

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,

bu hasret bizim...  Nazım

 Güzel günlere……