Ortalıkta o kadar çok ve birbirine zıt bilgiler, haberler var ki; yanlışı ve doğruyu birbirinden neredeyse ayırt edemezsin. Peki bizler ne yapmalıyız?
Dikkatli olacaksın, mantık terazisiyle tartacaksın, işittiklerini tahkik edeceksin, hakikatse inanacak, uydurmaysa reddedeceksin. İlimde metot ve şüphe önemlidir. Sormak, sorgulamak lazım. Her duyduğuna inanmayacak, araştıracak, aslını öğreneceksin. Aydın olmanın asgari şartı budur.
Mesnetsiz, dayanaksız, akla aykırı, akla muhalif bilgilere sorgusuz sualsiz teslim olan kişi aydın olamaz ama sağlam bilgi nasıl elde edilir? Sahih haber ve yalandan, Allah'tan korkan insanları takip edeceksin.
Hiç söze karışmadan bazı söz ve sohbetleri dinliyorum, yalan söz ve dayanaksız haberleri doğru gibi anlatıyorlar. Söze karışsan, o bilgeliğinden geri durmayacak ve düşünüyorum bu yalan haberi bir yerden duydu ya da okudu. Peki bu haberi anlatınca karı ne olacak?
Selahaddin Eyyubi’ye bir komutanı gelir. Der falan kişi sizin aleyhinizde yalan yanlış atıp tutuyor. Selahaddin Eyyubi şöyle cevap verir, “Defter onun defteri, istediği gibi doldurabilir”
Lütfen doğru olalım, dürüst olalım. Hayali şeylerin mücadelesini vermeyelim.
Kalın sağlıcakla.