Hiç düşündük mü? Yıllar boyu olan birçok deprem ve sonrasında yaşananlar… Hala yaşananlardan almadığımız dersler… Dağılan aileler, yitirilen canlar… Maalesef hiçbirisi bize almamız gereken önlemler ve bilinçlenmek konusunda ders olmadı.
Biraz hatırlayalım,
1939 Erzincan Depremi: 7.9 büyüklüğünde olup yaklaşık 33.000 can kaybı,
1999 Gölcük Depremi: 7.4 büyüklüğünde olup 17.000’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi,
2011 Van Depremi: 7.2 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 600 kişi yaşamını yitirmesi,
2020 Elazığ Depremi: 6.8 büyüklüğündeki bu depremde 41 kişi hayatını kaybetmiştir.
Veee 2023 Kahramanmaraş Depremleri: 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, 50.000’den fazla kişinin hayatını kaybetmesiyle on binlerce binanın yerle bir olduğu o yaşadığımız son deprem.
Türkiye aktif fay hatları üzerinde yer alan, tarih boyunca da birçok depremle sınanan bir ülke. Her seferinde bir öncekinden alınan dersler ile daha az hasar beklerken daha büyüğünü yaşadığımız acılarsa ortada…
Peki bu konuda sorumlu bulduğumuz bir çok kurum ( belediyeler, AFAD, ilgili bakanlıklar, üniversiteler vb ) dışında bizler neler yapabilir, nasıl farkındalık kazandırabiliriz. Öncelikle, çevremiz bu konuda ne kadar bilinçli? Depremi, deprem anı ve sonrasında neler yapılacağını ne kadar biliyoruz onu ölçmeliyiz. İlk önce yakın çevre… Her birimiz bu konuda güvenli yaşam kültürünü yaygınlaştırmalı ve hayatımızda uygulayabilir olmalıyız. Böyle bir durumla evde, sokakta, markette, iş ve okul alanlarında karşılaştığımızda neler yapmalıyız, acil durum planları oluşturmalıyız. Sık sık içerisindekileri yenileyeceğimiz, basit temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak deprem çantası bulundurmalı ve evde isek çıkışa en yakın yerde konumlandırmalıyız. Artık hepimizin ulaşabilirliği yüksek olan sosyal platformlar aracılığı ile deprem bilincini arttırmaya yönelik zaman zaman bilinçlendirme etkinliklerine katkı sunmalı, bu konuda ve buna destek olan kurumlar için gönüllülük konusunda aktif olmalıyız. Deprem konusunda önemli bir yere sahip olan ilkyardım konusu artık büyük küçük demeden hepimizin hayatında olmalı. Tabiki sadece bunları bilip yapmakla da bitmiyor, bu işin en önemli tarafı soğukkanlı davranabiliyor olmak, deprem anı için güvenli noktalara sığınmayı bilmek, asansörü kullanmamakta çok önemli…
Evet, işin büyük sorumluluğu maalesef ki; kurumlara ve devlet büyüklerine düşüyorken, bireysel olarak aldığımız ufak çözümlerde hayat kurtarır. Yitirilen canlarımızın, biten giden hayatlarımızın arkasından ufak farkındalıklarla bireyselce de olsa bişeyler yapabiliyorsak; ders aldık demektir.
Tekrar hiçbir canın yanmadığı, bu sefer biz başardık diyebileceğimiz, daha güçlü yarınlara inanmak ve ulaşmak dileğiyle…
Sağlıcakla kalın.