Kocaman bir dünya ve içinde biz küçücük… Hiç düşündünüz mü; ne kadar küçük olduğumuz bu dünyayı, ufak sorumsuzluklarımızla nasıl da mahvedebiliyoruz?
Son zamanlarda, dünyamıza ve yaşam alanımıza verdiğimiz o kadar korkunç zararlar var ki…
İnsanlığın fütursuzca yaptığı sorumsuzlukların bedelini hep doğa ödüyor. Basit bir anız yakımı, çöplerin rastgele imhası ya da piknik sonrası söndürülmeyen küçücük bir mangal ateşi…
Sonra ne mi oluyor? Günlerce süren orman yangınları, küle dönen binlerce dönüm orman, can veren hayvanlar, yok olan ekosistem…
En çok da şu “Ne olacak sanki?” cümlesi can sıkıyor.
Çünkü o küçücük ihmalin, nasıl koca felaketlere dönüştüğünü görmek için artık bilim insanı olmaya gerek yok. Haber bültenlerine, sosyal medyada dolaşan videolara, dumanlar içinde kalan ormanlara, alevlerin önünde çaresizce koşan hayvanlara bir kez bakmak yetiyor.
Kaldırımda yürürken elindeki çöpü yere atan birini görünce, “Zaten birileri temizler” diye düşünmek…
Haberlere düşen yeni bir orman yangını haberinde bile “Nasılsa söndürürler” rahatlığını hissetmek…
İşte ben, insanların bunları nasıl bir düşünceyle normalleştirdiğini anlamakta güçlük çekiyorum.
Oysa doğa; sadece nefes almak için gerekli ağaçlardan, sadece yazın gölgesine kaçtığımız ormanlardan ya da güzel bir manzaradan ibaret değil. Doğa, bizimle birlikte yaşayan; bize hayat veren ve gelecek kuşaklara miras bırakmamız gereken koca bir dünya.
Çöplerimize sahip çıkmak ya da çıkmamak; sadece bir torba plastik ya da bir içecek kutusunu ilgilendirmiyor. Bu, hem kendi vicdanımızı hem de geleceğe bırakacağımız mirası doğrudan etkileyen bir seçim. Bir ağaç dikmek, yangın riski olan alanlarda daha dikkatli olmak, cam kırıklarını bile toplamak; küçücük gibi görünse de bir ormanın, bir canlının ve bir yaşam alanının kurtuluşunu sağlayabilir.
En büyük sorunlarımızdan biri, doğaya dışarıdan bakmamız… Kendimizi ondan ayrı, üstün ve kontrol eden sanmamız…
Oysa unuttuğumuz bir gerçek var: Biz doğanın sahibi değil, sadece bir parçasıyız. Ve bu parça sorumluluğunu unuttuğunda, tüm denge bozuluyor.
Evet, kocaman bir dünyada küçücük varlıklarız belki. Ama küçücük bir dikkatsizlik, küçücük bir duyarsızlık; kocaman felaketlerin sebebi olabiliyor.
Unutmayalım ki; bir avuç çöp, bir avuç duyarlılık kadar kolay…
Ve çoğu zaman, bir dünyayı kurtarmak; sadece o “bir avuç” kadar çabaya bakıyor.
Sağlıcakla buluşmak dileğiyle…