Türkiye’yi sarsan depremlerin ardından bir yanda eşsiz bir dayanışma ve yardımlaşma örneği yaşanırken diğer tarafta fırsatçılar ortaya çıkmaya devam ediyor.
Malatya, Adıyaman ve Hatay’ın köylerine giderek hayvanlarına bakamayacak durumdaki besicilerin hayvanlarını yok pahasına almak isteyen fırsatçı tüccarlardan sonra şimdi de emlak fırsatçılarından şikayetler gelmeye başladı.
Bölgenin 3-4 ay sonrasında yeniden inşasına başlanması öngörülürken, bazı fırsatçıların özellikle kamulaştırma öncesinde arsa gibi gayrimenkulleri ‘yok pahasına’ almak istediği belirlendi.
Bunu 1999 depremin de de yaşamıştık maalesef insanların acılarını yaşamasına izin verilmiyor.
Depremin yarattığı psikolojik etkiden dolayı depremzede insanların ortamdan uzaklaşmak isteyerek mülklerini yok pahasına satıyorlar.
Bu tramvayı fırsat bilen vicdan yoksunu varlıklar giderek insanların mağduriyetine daha da çok mağduriyet katıyorlar. İnsan diyemiyorum çünkü bu varlıklar insan olamaz. Bence hükümetin bu konuyla ilgili bir önlem alması gerekiyor.
Uzmanlar, travma sürecinde sağlıklı karar verilmesinin zor olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde özellikle gayrimenkul alım-satım kararı verilmemesi uyarısında bulunuyor.
Bu gibi sıkıntıların haricinde maalesef deprem bölgesinden başka şehirlere giden vatandaşlar kiralık ev sıkıntısı yaşamaya başladılar. Maalesef kiralık ev için arayan depremzede vatandaşlar ‘depremzedeye ev vermiyoruz’ cevabıyla karşı karşıya kalıyorlar. Bu nasıl vicdan diye sormazlar mı insana. Bu tamamen vicdansızlıktan başka bir şey değil.
Evsiz kalan veya evine giremediği için farklı kentlere giden depremzedeleri gittikleri kentlerde yeni bir barınma sorunu bekliyor.
Türkiye’nin birçok kentinde boşta olan evlerini depremzedelere ücretsiz açanların yanı sıra Mersin ve Antalya başta olmak üzere bazı illerde ise kiralarda fahiş artışlar yapıldı.
Öte yandan bazı ev sahiplerinin kiralık olan evlerini depremzedelere vermek istemediği iddia edildi.