Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ülkemizin en bayındır, en latif, en güzel yerlerini üç buçuk yıl kirli
ayaklarıyla çiğneyen düşmanı yenen zaferin sırrı nerededir bilir misiniz? Orduların yönetiminde,
bilim ve fen ilkelerini kılavuz edinmektir. Ulusumuzu yetiştirmek için temel olan okullarımızın,
yüksek okullarımızın kurulmasında aynı yolu izleyeceğiz.” Sözü ile başlayalım yazımıza. Neden
bu sözü ile başladık.
Çünkü yine bir karar aldı beyefendi!
Bir karar aldı, üniversiteler çevrimiçi eğitime geçti.
Ne bir akademisyene.
Ne bir psikoloğa.
Ne de bu süreçten etkilenecek öğrencilere.
Konunun uzmanlarına ve/veya muhataplarına sormadan…
Son 20 yılda, eğitime yapılan darbelerin inşallah sonuncusu olacak ama 2023 yılının bahar
döneminde üniversitelerin 4 yıllık lisans bölümünden mezun olacak bir öğrenci bu kararla yarısından fazlasını çevrimiçi tamamlamış olacak.
Evet dünya değişiyor. Eğitim modellemeleri çeşitlendirilip etkili yöntemler üzerinde çalışmalar yapılırken yüz yüze eğitimin önemi ortaya çıkıyor.
Uzaktan eğitimin zaafları her geçen gün artıyor.
Bunca üniversite açıp yetkin olmayan liyakat yoksunlarını belli mevkilere yerleştirip eğitim seviyesini yerlerde süründürürken birde uzaktan eğitim ne alaka.
Sıkıntılı süreci daha da sıkıntıya sokmak hangi mantıktır.
Üniversitelerin birçok bölümü örgün eğitimde bile yeterli olamıyor.
Bunca imkanlar varken kyk yurtlarına mı kaldı barınma, kamu konuk evleri başta olmak üzere birçok alternatif üretilebilme imkanı varken kolaycı ve toptancı bir anlayış ile okulların kapatılması tam da bir akıl tutulması.
İlk fırsatta ve akla ilk gelen eğitime ara verilmesi ya da uzaktan eğitime geçilmesi fikri, hiçbir haklı gerekçe ile açıklanabilir değil.
“Şu mektepler olmasaydı, ben bu maarifi ne güzel idare ederdim” sözü var ya işte tamda bu söze uygun davranıyorlar.
Oysaki kaybedilen koca bir nesil oluyor ve telafisi imkansız tahribatlar açmakta. Bilimden uzaklaşan aklın ödenen ağır bedellerine karşın, böylesi bir aklı anlamak ne mümkün.
Çekin elinizi eğitimin üzerinden, çekin elinizi gençliğin ve geleceğin üzerinden.
Rahat bırakın, insanlar acılarını yaşayabilsin. Yeter artık…