“Velilerin Zor Hesabı” Bizim gazetenin dünkü manşet haberi. Arkadaşımız İsmail Erkan özel bir haber hazırlamış, Sakarya Seyyar Giyim Eşya Satıcıları Esnaf Odası Başkanı Yekta Tepe ile söyleşi gerçekleştirmiş ve yaklaşmakta olan 2022-2023 Eğitim ve Öğretim sezon öncesi yaşanılan zorlukları değerlendirmişler.
Tepe, ”Velilerin yükü maalesef bu sene de arttı. Geçen sene 70 liraya sattığımız üst giyim bu sene 110-120 lira oldu. Okula gidecek bir öğrenci için baştan aşağıya ortalama 300 ila 500 arası bir masraf yapmak gerekmekte.” Diye tespitte bulunmuş.
Haberde yer verilmiş, geçen sene 1. Sınıf öğrencisinin okul alışverişi 200-250 lira gibi rakam tutarken bu sene bu rakam 600 lira civarında bir rakam tutuyor.
Kırtasiye masrafı ortalaması 800 lira olarak belirlenmiş.
Birde buna servis masraflarını katarsak.
Her iki değerlendirme gösteriyor ki açıklanan enflasyon oranları ile piyasa oranları aynı değil. TÜİK olabildiğince düşük oranlar açıklayarak algı oluşturma çabasında anlaşılan, gerçek ise kuşkusuz farklı.
Okul öncesi yurttaş bunu fazlasıyla hissediyor ve yaşıyor.
Daha zor günler bekliyor bizleri, gün aşırı akaryakıta gelen zamlar ve doğal gaz için düşünülen zamlar sonbahar ve kışın zor geçeceğini gösteriyor.
TÜİK hangi enflasyon oranını açıklarsa açıklasın, ne yaşandığı ortada. “Bunlar iyi günlerimiz” diye sıklıkla bir söz paylaşılmakta ki maalesef sözün doğruluğunu her geçen gün daha şiddetli yaşayarak öğreniyoruz.
1994-2001 krizlerine tanıklık etmiş kuşağız, bu hususta yaptığım tüm değerlendirmeler bugünle kıyaslanmayacağı yönünde. O meşhur Başbakanlık önünde ki eylem, esnafın yazar kazasını attığı kırdığı manzara asla bugünlerle kıyaslanmaz.
Her iki kriz kısa süreliydi ve üstesinden kolay gelindi, içinden geçtiğimiz süreç ise biteceğe benzemiyor. Açıklanan enflasyon yüzde 70-80, yaşanılan ise yüzde 160-170. Pazar, market ve okul alışverişinde bu oranlar bile aranır halde.
Hele ki bir ailede iki öğrenci varsa vay ki vay…