Siyasetin gündemini değil satranç misali kim hangi hamleyi yapacak veya nereye varmak istiyorlar, kurdukları oyunları izlemeyi seviyorum. Görüyorum ki çok az siyasetçinin gündeminde milletin derdi ile dertlenmek var.

Çok azında millete hizmet ya da sorumluluk bölgesine değer katma gayreti var.

Özellikle bazı tiplemelerin ‘Kendilerini çok akıllı’ sanmalarını hayretle izliyorum. Bahsettiğim tiplemelerin kendilerince oyun kurarken karşısındakini aptal yerine koymalarına ise deliriyorum.

Yazdıklarımı takip edenler bilir. Her fırsatta “benden başgan olmaz” diyerek siyasetin bana göre olmadığını dilim döndüğünce anlatmaya gayret ediyorum.

Niye bu satırları yazıyorum. Nereye varmak istiyorum?

Malum partilerde kongre telaşı başladı.

Herkes kendine göre bir oyun kuruyor ve kurduğu oyunun hayata geçirilmesi için çalışıyor.

Siyasetin içinde yer almak için oyun kurmayı bilmek, nabza göre şerbet vermek en önemlisi esnek olmak gerekiyor. Elbette istisnalar var. Dik duruşlu, omurgalı insanların da aktif siyasette var olma mücadelesi verdiğini unutmamak lazım. Bu kıstaslara uyanların sayısı az ve gittikçe azaldığını da unutmamak şartıyla....

İktidar partisinin teşkilatlarından birisinde yönetici olarak görev alıp milletine hizmet etmek isteyenleri neler bekliyor?

-Öncelikle teşkilat başkanının kim olacağını doğru bir analizle tahmin edip onunla diyaloga geçeceksin.

-Ardından en az bir vekili ikna edeceksin.

-Sonra bekleyip teşkilat yönetiminde olup olmadığına bakacaksın.

Diyelim ki teşkilatta yönetici oldun. Hatta yürütmedesin. Öyle hemen sevinmeyeceksin. Önceliğin millete, davana hizmet olmayacak. Birinci önceliğin tabi olduğun grubun ve grup liderinin öncelikleri olacak.

İktidar partisinde durum böyle de muhalefet partilerinde farklı mı?

Elbette hayır.

Parti isminin hiç önemi yok. MHP, CHP ya da İYİ Parti’de aktif siyaset yapmak istiyor ve derdin şehrine, milletine, vatanına hizmet etmekse... Çok beklersin.

Önceliğin her zaman seni o göreve getirenin menfaatlerini savunmak olacak.

Siyasi partilerin seçim sürecini birlikte takip edelim.

Olması gereken; Üyeler delegeleri, delegelerde teşkilat yöneticilerini seçmeli.

Olacak olan; Şehirde ki karar vericiler teşkilat yöneticilerini, delegelerde formaliteden yönetimleri oylayacak.

İl ve ilçe başkanlarının kim olacağına ise şehirde ki karar vericilerin önermeleriyle Ankara tayin edecek.

Bütün bunlar olup biterken siyasetin millete rağmen yapılmayacağını, milletle birlikte yapılacağını söyleyecek birileri.

Demokrasi, milletle birlikte vb sözleri duyunca;

Ağız dolusu “Sizin demokrasi anlayışınızın...” demeye devam edeceğim.

Siz ne düşünürsünüz bilemem ama benden bırakın başgan, parti üyesi bile olmaz!