Zaman yine durdu Ata' m.
Aradan geçen 81 koca yıla rağmen,
1938 yılından bu yana,
Her 10 Kasım' da,
Sabah saat 09:05' de olduğu gibi,
Bu 10 Kasım' da da,
Yine sabah saat tam 09:05' de durdu zaman ve durdu hayatlar.
Yollarda,
Köprülerde,
Otobüslerde,
Metroda,
Metrobüslerde,
Trende,
Vapurda,
Evlerde,
İş yerlerinde,
Okullarda,
Hatta kalplerde...
Her yerde,
Her metre karede,
Her bedende durdu yaşamlar.
...
Kimilerinin ellerinde dalgalanan Türk Bayrakları,
Dalıp dalıp gittiler çok çok,
Çok bir uzaklara,
Kimilerinin gözlerinden akan iki damla yaş karıştı gönüllerinde işlenmiş derin yaralarına,
Kimi tutamadı kendini,
Ağladı hıçkıra hıçkıra.
...
Biliyorum Ata' m,
Her 10 Kasım' da olduğu gibi,
Seni anmayı sığdırdık yine üç beş dilimlik bir zaman aralığına.
Ama daha fazlası gerek,
Daha da fazlası gerek biliyoruz.
Seni her gün,
Her an anmak,
Seni çok iyi anlamak,
Seni yol bilmek gerek aydınlığı tekrar yakalayabilmek adına.
...
En çok sevdiğin çocuklar...
Çocuklarımız...
İşte o çocukluktan başlanmalı adım adım seni anlamaya.
Haftalık ders programlarında Atatürk dersi olmalı mesela.
O ders saati,
Yalnızca ve yalnızca Atatürk konuşulmalı,
Atatürk anlatılmalı çocuklara.
Görecekleri diğer tüm derslerin etkinliğini üst seviyede etkileyeceğini düşünüyorum bu durumun.
Çünkü çocuklar,
Atatürk' ü öyle iyi tanıyacak,
Öyle iyi bilecekler ki,
Onun aklıyla çözecekler problemleri,
Onun diliyle konuşmayı öğrenecek,
Onun gözüyle bakacaklar bilim dünyasına.
Onun müzik aşkı notalanacak ruhlarına,
Onun spora,
Sporcuya olan tutumu bulaşacak üstlerine,
Başlarına.
Onun sanat algısı yeşerecek algılarında,
Onun o dik duruşu yerleşek duruşlarına.
Onun vicdanı,
Merhameti,
Hoşgörüsü,
İnancı,
İnsanlığı gelip oturacak yüreklerine,
Onun vatan sevdası dolaşacak damarlarında.
Millet aşkı,
İnsan sevgisi yer edinecek kalplerinde,
Onun çalışkanlığı,
Dürüstlüğü,
Azmi,
Kararlılığı eklenecek bir bir karakterlerine.
Onun sabrı,
Açık sözlülüğü,
İleri görüşlülüğü yer bulacak hücrelerinde.
Disiplini,
Alçakgönüllülüğü karışacak çocukların hayatlarına,
Özgürlüğe,
Bağımsızlığa verdiği kıymetle kıymetlenecek yaşamları.
Onun yaratıcı düşünme gücü,
Güç olacak dağ gibi yavruların arkasında.
Hurafeci yaklaşımların peşinden körü körüne gitmek yerine,
Hakikatin peşinde koşmayı öğrenecek çocuklar.
Eee böyle olunca da,
Yürek ister bu memlekete karşı durmaya.
...
Dahası mı!
Kurufasülye ve pilavı sevecek belki çocuklar.
Zaten sevenlerse daha da bir sevecek belki.
Gül reçelini tercih edecekler belki de,
Önlerine konulan onca reçel arasından.
Onun hayaline sahip çıkıp,
Dünya turuna çıkma hayali kuracak belki çocuklar.
Hatta,
Bir çokları bu hayali gerçeğe dönüştürüp,
Onun Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını daha genişletip onu gururlandıracaklar.
En sevdikleri kitap olacak çocukların belki de "Çalıkuşu".
Onlar da Ata' ları gibi kitabı her daim yanlarında taşıyıp,
Her gün rast gele açıp bir yerlerinden,
Bir kaç sayfa okuyacaklar belki de.
Atları,
Köpekleri sevecekler sonra.
Kim bilir belki de,
Zeybek oynayıp,
Vals edecekler.
Bilardo sevecekler çocuklar mesela,
Yüzmek tutku olacak onlara.
...
Onu her gün,
Onu her an anmak,
Çok iyi anlamak,
Onu yol bilmek gerek aydınlığı tekrar yakalayabilmek adına.
Ata' yı anmak,
Ata' yı anlamak demek aslında.
Öyle,
Bir güne,
Bir günde bir kaç saate sığdırılabilecek gibi bir şey değil be bu insanlık.
Ta çocukluktan başlayıp,
Bütün bir ömre,
Sindire sindire sığdırmak gerek onu.
...
"Ata' yı anmanın anlamını bilmek, bilerek anacak nesiller yetiştirebilmek dileğiyle..."