Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: ülke genelinde sıcaklıkların 2-4 derece artması bekleniyor.

Dünyada ölçülen ortalama sıcaklıklar, sanayi öncesi döneme göre 1,2 santigrat derece artmış durumda. Uzmanlar bu artışın 1,5 derecede tutulmasının küresel ısınmanın etkilerini hafifleteceği görüşünde. Ancak mevcut eğilim, bu eşiğe öngörülenden daha hızlı ulaşılacağını gösteriyor.

Küresel ısınmanın 1,5°C yerine 2°C düzeyine yükselmesi, 420 milyon kişinin daha sıcak dalgalarının etkisinde kalması anlamına gelecek.

Yok olan doğa, sıcak hava dalgası, kasırgalar, seller, yangınlar gibi ekstrem afetler gibi iklim değişikliği etkilerini görmezden gelmek çok zor olabilir. Araştırmalar iklim krizinin yalnızca bedenimizi değil, ruh sağlığımızı da etkilediğini gösteriyor. Özellikle gelecekle ilgili kaygı duyan genç kuşakta eko-anksiyete, yani iklim kaygısı çok daha yaygın. Gençler, çevrenin durumu nedeniyle daha sıkıntılı hissedebiliyor.

Sıcak ve nemli havalar kalp hastaları için dikkat edilmesi gereken dönemlerin başında gelmektedir. Sıcak ve nemli günlerde kalp krizi riskini azaltmak için; sıvı tüketmek, yağlı besinlerden uzak durmak ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak hayati önem taşımaktadır.

Gün içinde güneşin zararlı etkilerinden korunmanın en basit yöntemi şapka, şemsiye ve güneşin zararlı etkilerinden koruyucu yüksek faktörlü kremler kullanmaktır.