Şehirde yaşayan bizler bir olamadığımız için kaybediyoruz.

Kürsüden atıp tutanlara inanıp, komşumuzun derdiyle dertlenmiyoruz. Atatürk Stadı’nın arazisinin satılmaması için bir kampanya başlatıldı. 40 civarında STK satışa karşı olduğunu açıkladı.

“Stadın arazisinden bize ne” diyen bir grup ile sayıca daha fazla ‘Satışa karşı çıkarsam, CHP’de satılmasın diyenler arasında. Partiyle ters düşerim’ diyenler var. Oysa mesele parti meselesi değil yaşadığımız kentin meselesi. Amma velakin çoğunlukla olduğu gibi toplumsal menfaatlerin önünde tutulunca kişisel menfaatler bütünlük sağlanamıyor…

Atatürk Stadı’nın arazisi satılmamalı. Tıpkı Bursa’da, Eskişehir’de, Trabzon’da olduğu gibi şehir insanının ortak kullanım alanı olmalı.

Saydığım iller bu meseleyi imza toplayarak falan halletmedi. Çıktı babayiğit bakanlar ve son sözü söyledi. Bizim kentte babayiğit bakan veya babayiğit bir iktidar temsilcisi olmayınca halk olarak stadın arazisine sahip çıkma zorunluluğumuz var.

Sakın kimse “Adamlar bize yeni stat yaptı. Karşılığında elbette bir şey alacak” demesin. TOKİ devletin kuruluşu bu şehirde ki insanlarda devleti oluşturan milletin ta kendisi. İlla muhasebe hesabı yapmamız gerekirse bu halk devleti yöneten iktidara kaç yıllardan beri karşılıksız destek veriyor. Borcumuz değil alacağımız olmalı, siyaseten…

Biz şehrin değerlerine sahip çıkamadığımız için Adapazarı Şeker Fabrikası’nı bedavadan biraz daha pahalıya para babası bir firmaya kaptırdık. Şimdi şehri kokutmasınlar diye uğraş veriyoruz.

Fabrikanın gidişinin FETÖ operasyonu olduğu aşikar olmasına rağmen hala neden soruşturma açılmadığını da anlamış değilim ya... O mevzu ya ayrıca geleceğiz ilerleyen günlerde…

Konumuza yani Atatürk Stadı’nın arazisinin satılmamasına geri dönelim.

Atatürk Stadı’nın bulunduğu arazi satılmasın diye beyanatta bulunanları eleştiren bir güruh var. Niyetleri ne anlayamadım. Kime yaranmaya, kime yalakalık yapmaya çalışıyorlar bilemedim. Sanki stadın arsası satılır ve orada inşaat yükselirse başları göğe erecek. Oysa o arsa satılmayıp şehrin ortak kullanacağı bir alan oluşturulsa hepimiz kazanacağız. Hemde kimseye yalakalık yapmadan…

Ülkeyi yönetenlere ‘Stat arazisi bizim kentin olsun’ dediğimizi duyurabilirsek kazanmış olacağız. Yok yine iktidar partisinin temsilcilerinin gönlü olsun, aman onlar yukarıyla ters düşmesin diye kafamızı kuma gömmeye devam edersek bir kez daha kaybedeceğiz.

Lütfen herkes yaşadığı şehre sorumluluğu olduğunu hatırlasın ve yüksek sesle, şehrin göbeğini elletmiyoruz diye ses versin. Eminim 40 civarında STK’nın siyasi parti temsilcilerinin satışa karşı olduğu yerde belediye başkanları hatta iktidar partisinin temsilcileri de satışa karşı olduklarını beyan etseler kıyamet kopmaz.

Adalet ve Kalkınma Partisi bizim kenti yok sayarak bakanlık vermeyecek. Bakanımız olmadığı için TOKİ’ye “bu arsa şehrin olacak” diyebilecek bir babayiğit çıkmaz. Hepimiz, herkes babayiğit olup arsa satışına karşı olduğunu haykırsın. Haykırsın ki hükümet, Sakarya artık uyanmış ağzına bir parmak bal çalıp işi karşıya geçirme dönemi bitmiş desin…

Lütfen bedavadan biraz pahalıya giden Şeker Fabrikası gibi olmasın stat arazisi. Direnelim ve arsanın satışına engel olalım…