Motivasyon en geniş tanımıyla davranışa yöneltici itici güç olarak ele alınabilir. Bir diğer karşılığıysa davranışı gerçekleştirmek için güdülenmedir. Karnımız acıktığında yemek yemek için harekete geçmemiz, sabahları erken kalkıp işe gitmemiz bunun için yeterince motivasyon sahibi olduğumuz anlamına gelir.

Motivasyonun sayısız kaynağı bulunur ve bu kaynaklar herkes için farklılık gösterir. Hatta, aynı kişi için bile motivasyon kaynakları bırakın yıl içerisinde değişmeyi, günden güne bile farklılık gösterebilir.

Motivasyon kaynakları içsel ve dışsal motivasyon olarak gruplandırılabilir. Dışsal motivasyon, harekete geçmek için dışsal bir uyarana ihtiyaç duymayı gerektirirken içsel motivasyon ise güdüleyici enerjinin kişinin kendisinden gelmesidir.

Dışsal motivasyon insana her türlü şeyi yaptırabilecek güçtedir. İşin sonunda elde edilecek ödül, toplumda saygınlık veya korku... Kişiyi doğru tanıyıp dışsal motivasyon kaynaklarını bildiğinizde ona istediklerinizi yaptırabilmeniz çok da zor olmayacaktır. Yani, hayatının çoğunu dışsal motivasyon kaynaklarıyla yönlendiren birinin davranışını yorumlamanız o kişi hakkında derin bir bilgi vermekte yetersiz kalacaktır. Çünkü dışsal motivasyon, insanın daha çok temel ihtiyaçlarına yöneliktir, doğal olarak birçok insanda ortaktır: para kazanma, sevme, ait olma, saygınlık…

Bu durum içsel motivasyonun önemini anlamamıza fayda sağlar. Çünkü içsel motivasyon diğerleri tarafından kontrol edilmesi çok zor olan oldukça özel bir kaynaktır. İçsel motivasyonuyla hareket eden kişi dış dünyadaki değişkenlerden bağımsız hareket etmeye alışkındır ve bu sebeple motivasyonunu nadiren kaybeder. Motivasyonunun kaynağını kendi içsel gücünden, yaratıcılığından, karakterinin farklı bileşenlerinden aldığı için ortaya çıkardığı ürün kendisi hakkında daha çok şey anlatır.

Her iki tür motivasyon kaynağı da kişinin amacına hizmet eder. Dışsal uyaranlardan etkilenmeyen kişinin amacının daha çok varoluşsal, anlamsal olacağını söylemek yanlış olmaz sanırım. İnsan, ortaya çıkardığı ürünün maddi bir kazanç sağlamasındansa kendi yaradılışına bir anlam katmasını hedefliyorsa içsel motivasyonun harekete geçmesi kaçınılmazdır.

Kişi, birçok durumda her iki motivasyon kaynağını kullanma eğilimindedir. Varoluşsal ihtiyaçlarımızın doyurulmasının yanında maddi ihtiyaçlarımızı görmezden gelemeyiz ve bir durum hakkında karar verirken, bir iş üzerinde çalışırken içsel ve dışsal motivasyon kaynaklarımızı bir orta noktada buluşturmaya çalışırız. Bu dengeleme eğilimi hayatımızı sağlıklı bir çizgide ilerletmemizi sağlayabilir.

Örnek verecek olursak, yaşamımızdaki en çetrefilli süreçlerden olan meslek seçimi motivasyonumuzu ne derece dengeleyebildiğimizin kanıtıdır. Dışsal motivasyona sahip bir genç seçim yaparken çok zorlanmayacaktır, çünkü temel ihtiyaçlara hitap eden sayısız meslek bulunur. Kişi kendine uygun olanı seçip bu meslekte başarılı olmaya çalışacaktır. Oysa içsel motivasyonla çalışan genç için bu süreç sancılı geçebilir. Sebebiyse öncelikleri belirlemede yaşanan zorluktur. Yaşamı boyunca kendi istediği şekilde üreten genç, yaşamın gerçekleriyle karşılaştığında bocalamaya başlar. Bir yandan kendi ilgi, istek ve yeteneğine uygun mesleklere yönelmek isterken diğer yanda seçtiği mesleğin hayatını sürdürmesine yetecek kadar para kazandırması da gerekmektedir. Ayrıca paranın yanında toplumun o mesleğe ne kadar ihtiyaç duyduğu da başlı başına bir konudur. Dengeleme becerisi burada devreye girer: Genç, kısmen kendi isteklerinden, kısmen de toplumun beklentilerinden feragat ederek mutlu olabileceği seçime yönelir.

Dışsal ve içsel motivasyon sağlıklı bir ortamda ele alındığında birbirini tamamlayacak şekilde çalışır. Okulda bir matematik öğretmeni ödevini iyi yapan öğrencilere fazladan not verdiğinde öğrenciler bunun için çalışmaya başlar ve belki de aralarından birkaçı bu dışsal motivasyon odaklı çalışma sonucu matematiğe olan ilgilerinin farkına varabilir. Halbuki öğretmen onları harekete geçirene kadar bunun farkında bile değildirler. Bu bağlamda ele alındığında dışsal motivasyon kaynakları içsel motivasyona yolculuğumuzda önemli bir yere sahiptir.

Özetlemek gerekirse, içsel motivasyonumuzla başardığımız işler bizim için daha değerli, vazgeçilmez ve kişiliğimizin önemli bir parçasıdır. Motivasyonumuzu bulabilmenin ilk adımı da ilgilerimizin, ihtiyaçlarımızın, kişiliğimizin farkında olmaktır.