Bazen insanın yazı yazası gelmez, bazen coşarsın, kalemi eline aldın mı kelimeler dans eder, satırlar horon teper ve dersin bunları ben mi yazdım.
İşte bugün böyle bir gün. Ne yazı yazasım geliyor ne de beynim çalışıyor, yazamadım kaldım. Pençe - Kilit Harekat bölgesinden, Irak’ın kuzeyinden dokuz şehit haberi. Ne ağzımızda tat bıraktı, ne de keyif. Adeta ruh gibi evde gezip dolaşıyorum, televizyonu açmaya korkuyorum. Öyle ya olur da ya on, on bir olursa.
Bu evlatların anne babalarını veya eşlerini, çocuklarını bir düşün, dayanılır acı değil. Allah beterinden korusun. İnsanlar gördüm bir karıncayı incitmiyor. Rahmetli babamı düşündüm, köyde bayağı çok tavuğumuz vardı. Anam bir gün dedi ki falan tavuğu kes, az yumurta yapıyor, eti de iyi. Babam da olur dedi gitti tavuğu kesti geldi, geldi ki gözleri yaşlı. Anam tekrar sordu “Ne oldu şimdi niye gözlerin yaşlı?” Babam da dedi ki “Kesiyordum da tavuk bana baktı, onun için.”
Bir inssn tavuk keserken ağlıyor, bir insan da elinde silah takır takır insan öldürüyor. Bu nasıl bir ruh halidir, bu nasıl gözü dönmüşlüktür. Hafızanın alacağı gibi değil, bunların hiç mi Allah korkusu yok, hiç mi insani duyguları yok, hiç mi merhametleri yok? Bir türlü çözemedim bu işi.
Bazen diyorum bunlar ölüler mi yoksa, ölüler hiçbir şeyi hissetmez ya, ruhları ölü, beyinleri ölü. Hadi bunlar ölü diyelim bunların ülkemizdeki yandaşları da mı ölü? Öyle ya öyle çok yandaşları var ki. Yoksa ülkemiz ölüler cenneti mi?
Kalın sağlıcakla.