Kâinatta hiçbir şeye rastlanmaz ki, ondan öğrenilecek bir şey bulunmasın. İnsan isterse herkesten ve her şeyden bir şeyler öğrenebilir.
Lokman hekime sormuşlar “Hikmeti kimden öğrendin?” O'da cevap vermiş “Körlerden öğrendim, çünkü bir yeri değenekleriyle yoklayıp iyice anlamayınca adım atmazlar.” demiş.
Ya biz kimden öğreneceğiz her şeyi, deliye kulak vermeyiz, körü görmeyiz, fakire fukaraya dönüp bakmayız, cahile dostum demeyiz, dilenciyle oturup bir yemek yemeyiz, tabiata kulak vermeyiz, hayvanları ya da cümle canlılara sevgi göstermeyiz, peki biz insan olmayı, bilge olmayı kimden öğreneceğiz?
Velhasıl dostlar bizler zır cahil, kör, bilgisiz birer yaratığız. Çünkü öğrenme gayretimiz yok. Takmışız at gözlüklerini yürüyoruz, gözler kapalı.
Benim işim bir hatırlatma yapmaktır. Bilmem bir şeyleri hatırlayanlar oluyor mu, yoksa boşuna mi kanat çırpıyorum.
Kahvelerde, toplantılarda, sendikalarda ve dost sohbetlerinde o kadar çok asılsız, mesnetsiz şeyler duyuyorum ama hiç birine de cevap vermiyorum, koca koca adamlar, okey başında, pişti başında neyi öğrenirler ki? İnsanlar uyku tulumu içindeler. Ömürlerini o kadar yalana bağlamışlar ki o yalana öyle inanmışlar ki taşı parçalarsın ama o beyinlere bir şey sokamazsın.
Kalın sağlıcakla.