İnsan bukalemun gibi yaşıyor. Bir düşünse kaç renge, kaç şekle giriyor, kaç şekle bürünüyor, şöyle bir sıralayalım;

1-İbadet ederken Allah ile yaşıyor, hak yoluna dönüyor, dünya işlerini omzundan geri atıyor. Hatta içinden diyor artık yalan yok, haram yok, zina yok, yok yok ama selam verip geri dönünce yavaş yavaş hepsi unutuluyor. Kafasıyla gözüyle giriyor dünya içine, yalan da haram da gelsin peş peşe.

2-Dışarıda iken nefsi ile yaşıyor, dalavere işler ile menfaati ile çıkarları ve üç günlük dünyasını pür nur etmek için zevki sefa ile geçirmek için yapmadığı maymunluk, yapmadığı manyaklık kalmıyor. Dalavere alavere işler artık işi, mesleği, gözü hiçbir şeyi görmüyor. Bir de tekerleme takıyor arkasına, “İnsan dünyaya bir sefer gelir” gibi.

3-Şeytan ile yaşıyor. Üçünü de birbirine değdirmeden, şeytana uymuş, şeytan yoldaşı olmuş da farkında değil. Gözyaşı akıtarak, zelil ve sefil bırakmak, kul hakkı artık vız geliyor. Çünkü yoldaşı şeytanın esiri olmuş. Onun atına binmiş koşturuyor ve bundan müthiş zevk alıyor, müthiş keyifleniyor.

Aslında insan her şeyi Allah emiri, hakkın yolu olduğu için yaşamalı.

Tabii bu gibi söz ve nasihatleri çok duyar çok dinleriz ama birde benden dinleyin.

Elif gibi doğru ve dimdik olmayı bir deneyelim.

Kalın sağlıcakla.