Rahmetli dedem uzun kış gecelerinde bizlere çok güzel hikâyeler ve masallar okurdu. Bizde o saati sabırsızlıkla bekler ya ağlardık ya gülerdik. Dedem o gaz lambasının altında bıkmadan usanmadan her akşam Osmanlı Türkçesi yazılı kitaplarından okur dururdu.

Bir akşam okuduğu hikâyeye kendimi çok kaptırmışım ki ben ağlamaya başladım, dedem birkaç gün ara verdi ve biz o güzel akşam keyfine kavuştuk. O zamanlar radyo yok, televizyon yok, internet yok, elektrik yok ama efsane dedemiz var ve çok güzel hikâye ve masal kitapları var.

Ben hiç doyamadım o gecelere, günümüz şeyleri dolduramadı o geceleri.

FUTBOL

Ben futboldan hoşlanmam, bir hafta öncesine kadar tek bir futbolcuyu tanımazdım, ismini bilmezdim. Sağolsun faşist batı bir iki futbolcuyu tanımama vesile oldu. Buradan şuraya varmak istiyorum, bu ayrımcılık, bu hilal ve haçın kavgası ve arkasından Türk düşmanlığı acaba batıya neyi kazandırıyor? Afrika’da yaptıklarıyla barbar ve kan dökücü olduklarını biliyoruz. Birinci Dünya Savaşın’da bize yaptıklarından biliyoruz ama merak ediyorum, yetmedi mi? Bu ne düşmanlık böyle? İnsan biraz utanmaz mı? Taa top oynamaya kadar indirdiler düşmanlıklarını.

Ve… merak ediyorum hala bu batı hayranlarının beyin yapısını. İncelemek ve araştırmak lazım.

Kalın sağlıcakla.