İKİ yıl evveldi, kovid hastalığı yeni çıkmış yayılıyordu. Zafer dergisindeki Risale-i Nur derslerine katılmıştım. Konuşmacı Dr. Hasan Fevzi Katıöz’dü. Ders başlamadan doktor olması hesabıyla sordular. Hocam şu hastalıktan bahset diye, doktorda şöyle devam etti; "Bu bir mikrop, grip gibi, domuz gribi gibi, korunacağız. Uzmanları ne diyorsa harfiyen uyacağız. Bunlar Allah'ın askerleri. Allah müsade etmese ne laboratuarda ne de başka türlü üreyip dünyaya yayılmaz." demişti.

Yine bir gün YouTube'dan Yusuf Kaplan hocanın bir vidosunu izledim. Aynen şöyle diyor, hoşuma gitti buraya alıyorum. “İnsan azmanlaştı, tanrılaşmaya kalkıştı, tabiatı tahrip etti, dünyayı cehenneme çevirdi. Bir virüs; insana haddini bildirdi, ne kadar aciz olduğunu gösterdi. Ey insan, evine dön, Rabbine dön, kendine dön, kabus bitsin, Rahmanın rahmeti tecelli etsin.”

Şu an iki akşamdır, AKM de ki konferanslara katılıyorum. Salon dolu, gelenlerin yarısı maskesiz. Akşam namazına Orhan Camii'ne gittim cemaatin çoğu maskesiz, az evvel katlı pazaryerinden geldim, orası hepsinden beter.

Üzüldüm. Bildiğim kadarıyla devlet sadece kovid ilaçları için 21 milyar dolar harcamış. Bu parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı var, kul hakkı var. Lütfen kendimize gelelim. Nedir bu aymazlık, nedir bu savurganlık, aklımızı başımıza alalım.

Kalın sağlıcakla.