Siyaset kurumu eski Türkiye’de olduğu gibi değil artık. Siyaset kurumu, temsilcileri güçlüyse kurum ve kuruluşları tepeden tırnağa dizayn edebildiği gibi, ekonomik ve sosyal hayatın yönünü de belirliyor…

Sakarya’da siyaset kurumunda yaşanan güç kavgası şehrin sosyal, ekonomik hatta bürokratik anlamda patinaj yapmasına neden oluyor.

Sürekli iktidarın temsilcilerini eleştirerek şehre kazanç sağlayabilirmiyiz? Sorusuna pohpohladığımız dönemlerde ne değişti ki? Diye başka bir soru sorulabilir…

“Yerli otonun üretim üssünün hangi şehir olacağına siyaset kurumu karar verecek” sözünün sahibi TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu.

81 il yerli otonun üretim üssü olmak ister. Herkes böylesine önemli bir istihdam kapısının kendi memleketlerinde kurulmasından yana tavır alacaktır. Ama bizim şehrimizin coğrafi konumu ve diğer artılarını anlatacak güçlü bir siyasetçimiz ve onun ardından gidecek partidaş veya gönüldaşları yok…

Ankara’da vekillerin etkisizliğinden dem vurmak işin kolayı. Vekiller var olan güçlerini, parti içi operasyonlara harcayınca şehrin beklentileri askıda kalıyor. Belediye başkanlarının büyük çoğunluğu, teşkilatların büyük bölümünün derdi de hizmet ettikleri bölgeler değil. Maalesef ki başka işlere harcanan enerjiden ötürü gerçek görevler ikinci sıraya düşüyor…

Konuyu çok uzatmaya, dağıtmaya gerek yok. Derdimi anlatayım umarım derdimle dertlenen birileri çıkar…

Eğer siyaset kurumu isterse başarabiliriz…

Yerli otonun bizim kente gelmesi için Erzurum’da başlatılan çalışmaların onda birini yapalım. Ve lütfen iktidar-muhalefet ayırımı yapmadan bu hususta omuz omuza çalışalım.

Atatürk Stadı’nın arazisinin satılmasına karşı çıkalım. Oranın kontrolü Büyükşehir Belediyesi’ne verilsin. Şehrin ortak değerlerini temsil edecek sosyal bir alan oluşturalım.

Şehirde ki kavgayı bitirecek adım atılsın. Kavgadan en büyük zararı Sakaryalı görüyor. İşadamına buğuz ediliyor, bir taraf diğer tarafa üstün gelebilmek için çaba harcarken şehirde kumar aldı başını gidiyor. Ramazan ayında kumar cinayetleriyle gündeme gelecek şehrimiz.

Gündüz vakti başlayan kumar kimsenin dikkatini çekmez mi? Vallahi merak ediyorum…

Basın konuyu dile getirdi diye kolluk kuvvetleri Ramazanı vatandaşa işkenceye dönüştürmemeli.

Başka konularda yaşanmış tecrübelerden sabittir, kamuoyunun talep ettiği konuları sevmez bizim kentte görev yapan kolluk kuvvetleri.

Sakarya’da siyaset kurumunun istemesi halinde değişecekler veya elde edilecek kazanımların listesini daha da uzatabiliriz.

Karasu Belediyesi’nin gündeme getirdiği İDO ile Karasu-İstanbul taşımacılığı günlük turist sayısında artış meydana getirecektir.

Yerli otonun üretim üssü olmak ta dahil birçok konuda siyaset kurumu isterse Sakarya kazanır…