Herkese güneşli bir kış gününden merhaba,
Tüm ülkece yine fena bir gribal enfeksiyon ile mücadele içerisindeyiz. Son bir aydır kendini okullar ile hissettiren virüs, havaların sık sık ısınıp soğuması ile daha çok yayılarak, etkisini gösterdi. Özellikle yaşlıları, kronik rahatsızlığı olanları, çocukları ve hamileleri daha çok etkiliyor.
Havaların dengesiz seyretmesi, kış olması sebebi ile kapalı alanların tercihi ve her geçen sene bir öncekinden daha farklı olan mutasyona uğrayan virüsler her geçen gün etkisini arttırıyor.
Peki biz bu sefer grip için bildiğimiz ve yaptığımız korunma yollarını denesek doğru yolda mıyız derseniz, tabi ki hayır. Özellikle düşen bağışıklığı güçlendirmek, vitamin dengesini sağlamak için kullanılan sarı serum bu virüs için çok da işe yaramıyor. Son gelen haberlerde bunu destekler nitelikte…
En iyi ve bildiğimiz korunma yollarından olan beslenme düzenine dikkat etmeliyiz. En çok c vitamini bulunan mandalina, portakal, kivi ve brokoli en çok tercih ettiklerimizden olmalı. Bu dönemde probiyotikler de atlanmamalı. Bağışıklık sistemimiz üzerindeki en önemli etki uyku düzeni. Günde en az 7-8 saat uyumalıyız.
Bedenin diğer bir ihtiyacı olan su, bu dönemde en çok toksinlerden arınmayı sağlayan unsur.
Eğer bu sene ki virüse yakalandıysanız, tek yol dinlenmek… Bol bol dinlenmelisiniz. Bol sıvı tüketmeli ve bitki çaylarını en yakın arkadaşınız yapmalısınız. Ateş ve ağrı işin içindeyse başka yol yok, tek çare doktora başvurmak.
Benden size tavsiye en kolay yol önlem almak. Pandemide nasıl güzel teması kesmiştik. Tekrar girse ya hayatımıza… Basit önlemlerle hem kendimizi hem de sevdiklerimizi korumanın başka yolu yok, kalabalıktan ve temastan bir süre kaçınmalıyız.
Bu kışı en sağlıklısından geçirmek istiyorsak, birkaç ufak önlem bizi kurtarabilir. Hadi ilk adımı atalım, kendimizi de sevdiklerimizi de koruyalım.
Sağlıcakla kalın.