Kuşa uçmayı kim öğretti? Balığa yüzmeyi kim öğretti? İnsanları tembel, çalışkan diye ayrım yapmak kolay. Her insanın bir kabiliyeti mutlaka vardır. Kuşlar, balıklar misali.

Okullar bunu keşfedebiliyor mu? Matematiği sıfır olan birinin edebiyatı veya tarihi on oluyor ama bu öğrenci matematik yüzünden ömür boyu bir vasat öğrenci, bir vasat vatandaş diye ömür geçiriyor. Bu damgayı vuranlar rahat mı? Huzurlu mu? Bilmeyen birine geri zekalı yaftasını ruhuna kazıyarak ömür geçirmesini damgaladınız gitti.

100 yıldır bitmeyen milli eğitim sistemini kimler kurdu, sonrasını kimler dizayn etti. Bitmedi bu çapraşık eğitim sistemi. Oysa artık bitmeli, kişinin kabiliyeti neye elverişli ise oraya yönlendirilmeli.

Eğer matematiği kavrayamadıysa o öğrencinin önünden alın bu dersi. Yok ille de oku, matematiksiz olmaz dersen, öğrenciyi kaybeder, genç yaşta keser atarsın bir kurban gibi.

Oysa sınıflar öğrencinin kabiliyetine göre dizayn edilse ne hünerler çıkar ortaya. Matematik hayranı, kabiliyetli nice öğrenciler var. Olan oldu artık yol çizilmeli, şu şunu dedi, bu bunu dediye kulak tıkanmalı.

Doğru bildiğin yolda yürünmeli.

Kalın sağlıcakla.