Sakarya doğal güzellikleri ve coğrafi konumuyla güzel ancak aldığı hizmete bakıldığında garip şehir.
Yaylaları, gölleri, longozu ve daha birçok doğal güzelliğin yanı sıra metropol kentlerin ortasında oluşu nedeniyle sanayinin geliştiği bir kentte yaşıyoruz. Şükürler olsun ki Mevlam bizim kentin güzelliklerinde çok cömert davranmış. Verimli araziler bakımından da zirvedeyiz.
Bütün güzelliklerin yanı sıra beceriksiz, iş bilmez, kendi menfaatinden başka bişey düşünmeyen insanlar tarafından yönetilmesi ise şehrin garipliği…
Nereden çıktı şimdi bu diyenleri duyar gibiyim.
Bir iki küçük örnek ve söylemle ne anlatmak istediğimi, nereye varmaya çalıştığımı eminim anlayacaksınız.
250 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin bitmiş ve hizmete girmiş olması gerekiyordu. Fore kazıklar unutuldu, yüklenici firma epey uzunca bir süre kazma vurmadı.
Kazıkların unutulması, işin geç başlaması şehirde yaşayan insanların suçu olmasa gerek. Ancak şehirde yaşayanların yani hepimizin ortak suçu doğru insanları göreve getirememek.
Bunun altını çizelim…
Mevzumuza geri dönelim. Kadın Doğum Hastanesi’nde işler gecikince Ak Partili bir vekil ‘Gecikmeye tahammülümüz yok. Gerekirse yasal yollara başvururuz” diye heybetli bir çıkış yapmıştı. Hafızam beni yanıltmıyorsa 2016 Haziran ayıydı…
Vekilin kim olduğuna takılmayın. Mahkeme dediğine göre hukukçu olduğunu anlamışsınızdır. Gecikmeye tahammülü olmayan vekil ilk açıklamasından bir yıl sonra ‘kauçuk geciktiği’ için temel atılma ve sonrasına başlanılmadığından falan dem vurmuş.
Sanki temele kauçuk konacağı yeni keşfedilmiş veya kazıklar unutulunca, başkaca aksaklık olmasın diye tedbir alınmamış…
Demek ki hiç kimse “gecikmeye tahammülümüz yok” açıklamasını iplememiş…
Ben hukukçu vekilin söylediklerinin unutulduğunu veya açıklamalarının işi yapanlar tarafından ciddiye alınacağını düşünerek vatandaşı ahmak yerine koymasına şaşırdım. Sizi bilmem…
İhaleye göre 2 Mart 2017 tarihinde inşaatın bitmesi gerekirken hala kauçuk falan filan denilerek kandırılmaya çalışılmamız; esasında şehrin sahipsizliğini, herkesin kabı kadar su doldurabildiği gerçeğinin ta kendisidir…
Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi bitirilemedi. Ya bin yataklı şehir hastanesi ne durumda? İki yılı aşkın süredir yer arıyorlar. İki yıla yakın da yatırım programına alınmasını bekleriz. Ardından 3-4 yılda yapımı sürer. Muhtemelen bizim şehir bin yataklı ile oyalanırken başka kentler uzayda tedavi yöntemine geçer…
Sağlık sektörüyle ilgili hal böyle de sanki diğer yatırımlarda durum farklı mı? Tren rayları yerin altına alınacaktı, pahalı olduğu için vazgeçildi. Karasu-Adapazarı Demiryolu sanırım unutuldu.
Sakarya’ya bakanlık verilmesin diye uğraşanları falan uzun uzun anlatmayacağım size…
Doğal güzellikler, Allahın lütfü verimli tarım arazileri de olmasa Sakarya’nın su alacak kabı bile yok. Herkes kabı kadar su alır. Sakaryalı yaptığı tercihlerle kendi su kabını kendisi küçülttü. Birilerini suçlamak yerine önce kendi hatamızı görmemiz ve ona göre davranmamız gerekir.
Lütfen su kabımızın ne kadar su alması gerektiğine karar verip ona göre davranalım…