Bizim köylü Hasan Amca'nın eşeği yaşlanır, Hasan Amca eşeği satmaya karar verir, pazara götürür. 50 TL edecek eşeğe pazarlık payı da koyarak 100t TL ister.
İlk gelen müşteri fiyatı sorar. Hasan Amca'da 100 TL der.Adam verir 100 TL'yi, alır gider eşeği. Gider ama adamın kafasına takılır niye pazarlık etmedi. Eşekte ne gördü acaba? Ertesi gün eşeği geri almaya karar verir ve gider. Adam da olur der ve 200 TL ver, al eşeği geriye der.
Hasan Amca'da verir 200 TL'yi geri alır. Bu sefer adam düşünür. Sattığı eşeği geri niye aldı? Hem de 200 TL'ye. Tekrar gider eşeği almaya, Hasan Amca olur der. Ver 400 TL al. O'da verir alır.
Gel git derken eşek çıkar 1000 TL'ye. Yine günlerden bir gün pazarda eşeği satarken, biri ver biri verme diye konuşur. Komşu köyden adamın biri geçiyormuş. Merak eder bakar ki, bir eşek 1000 TL'ye satılıyor. Adam söze karışır, ya hu bu eşek 1000 TL etmez. Başka bir adam söze karışır, hemşehrim boş ver sen 1000 TL'yi sen yükselen grafiğe bak.
Evet dostlar, arkadaşım arabasını satıyor, insan 20000 TL verirken düşünür ama arkadaşım 50000 TL'ye arabasını sattı.
Ya hu nedir bu körlük? Nedir bu çılgınlık? 500000 TL'lere arabalar alınıp satılıyor. Yokluktan, açlık sınırlarından bahsediliyor. Şu çılgınlığa bak! İnat mı? Acizlik mi? Vahşet mi? Yoksa kafayı mı yediler? Durun ey vatandaş, az düşünün arabasız insan ölmez.
Kalın sağlıcakla.