Türkiye’nin en temel sorunlarından bir tanesi eğitim sorunudur. Nüfusunun yarısı gençlerden oluşan Türkiye’nin bu yüzyılda iddialı olması çocuklarını daha iyi eğitmekten geçiyor. Türkiye’de eğitimin pek çok sorunu var. Bunlardan en önemlisi öğretmenlerdir. Bina, eğitim kaynakları ya da müfredat değil, öğretmen!
Öğretmelerin mutlu olmadığı bir ülkede eğitim verdikleri öğrenciler nasıl mutlu olabilir. Ağır çalışma koşulları, şımarık öğrenciler, anlayışsız veliler. Maalesef öğretmenlerin mutsuz olmasında birçok etken var saymaya kalkarsak. Bir de uzun süre atama bekleyen öğretmenler, öğretmen adayları maalesef o kadar fazlalar ki öğretmenlik yerine kimi inşaatta, kimi bir fabrika da çalışıyor.
Atanmayan öğretmenler sık sık bir araya gelip atanmak istiyoruz diye haykırıyorlar. Yıllardır işsizler, atanmayı bekliyorlar. Yönetim, kapı duvar. Onların deyişiyle “Gözleri var görmüyorlar, kulakları var işitmiyorlar”. “Çoğalın” dendi, çoğaldılar ama şimdi iş isteyince “dağılın” diyorlar. “ Devlet size iş bulmak zorunda değil” dediler. Oysa iş alanları yaratmak sosyal devletin görevidir, anayasal zorunluluktur.
Kaç yıl sonra kaç öğretmen gerekli, bunun planı yapılmadan, hesapsız kitapsız eğitim fakülteleri açıldı. Yükseköğrenimliler de işsizlik yüzde 30 dolayında. Lise çıkışlı işsiz yerine ola ola yükseköğrenimli işsiz oldular. Atanmayan öğretmen mutsuz, ya utana sıkıla baba eline bakıyor ya da bir iş bulabilirse boğaz tokluğuna çalışıyor. Bunalıma girip canına kıyanlar az değil.
Önceden öğretmenlere saygı vardı. Öğretmenden ortama girdiği zaman korkudan değil saygıdan ayağa kakılırdı. Ya şimdi sınıfta öğretmeni video almak, dalga geçme me arasanız var.
Şimdi birçok okulda sözleşmeli öğretmen çalışırken elinde diploması olan yüz binlerce öğretmen, atama bekliyor. Ya KPSS ya da mülakat engeliyle atanamayan öğretmenlerin birçoğu pazarcılık, kuryecilik yapıyor. İşte görünen o ki atanamayan öğretmenler mutsuz.
“En yüksek maaşı öğretmenlere vermeliyiz” diye yola çıkan Cumhuriyetin öğretmenleri şimdi ekonomik sıkıntı içinde olduklarını haykırıyorlar. Özel okul öğretmenlerinin çoğunluğu ise asgari ücrete yakın bir ücretle çalışıyor.
Bu ülkenin refah seviyesini arttırmak istiyorsak çocuklardan, gençlerden dolayısıyla öğretmenlerden geçiyor. Artık öğretmenleri atayın, hak ettikleri maaşı verin ki öğretmenlerimiz iş bırakmasın, öğrenciler eğitimden geri kalmasın.