Son günlerde yaşamımızı idame ettirdiğimiz coğrafya da ufak ufak deprem hareketliliği meydana geliyor.

Bilindiği üzere yaşadığımız coğrafya depremsellik bakımında yurt genelinde ilk sırayı almaktadır. Konunun uzmanları sürekli olarak büyük depremin yakın olduğu yarıları bir kulağımızdan girip diğerinden çıkar halde. Bu hususta Genel Ve Yerel yönetimlerin hazırlıklı oldukları söylenemez.

Onca hasarlı bina stoğumuza ve riske rağmen bu konuda  henüz elle tutulur bir adım atılmış değil.

Kentsel dönüşüm hususub da bir türlü yol alamadık, gündemimizden hiç düşmedi ancak AKP il başkanı Yunus Tever'in dediği gibi “Şehir olarak kentsel dönüşümü beceremedik” gerçi sorunu  çözmesi gerekenler sorundan şikayet eder durumdalar.

Nedendir bilinmez İnsan hayatı bu kadar ucuzmudur.

Düzce depremi  ikaz niteliginde artık kayvedilecek zaman olmadığı ve tüm önceligimizin kentsel dönüşüm gerçeğş oldugunu hatırlattı.

Yakın cevremizde bu sıklıkta ufak depremlerin oluşması, acaba büyük bir depremin habercisimidir diye düşünmekten bizleri alıkoymuyor.

Felaket tellallığı yapmak istemem  ortada iken bu düşüncelerden bizleri alıkoymuyor.

Deprem gerçeği ile yaşamayı öğrenmeliyiz. Yaşamımızın bir parcası olduğunu kabullenip tedbir almamız gerekir, Ne yapsak ne etsek bu bu gerçeği ortadan kaldıramayız.

Kendiniz baştaolmak üzerekimseyi kandırmayın ağır bedeller ödeniyor. İnsan yaşamı üzerinden denemede bulunmayın.

Yapmamız gereken bu gerçeği unutmamak, her kesimin bu gerçeğe göre hareket edip üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekmektedir.

Hasarlı bina stoğumuzun sıfırlanması için gerekli çalışmaların hızlandırılmalı,

Yurttaşların deprem kültürünün yükseltilmesi,

Afet yönetimi, Toplanma alanları,

Afet öncesi,esnası ve sonrası eylem pilanlarının hazırlanması,

Toplanma alanlarının açık ve net olması,

Afet sonrası koordinsyon kurullarının poğramlanması,

Deprem yönetmenliğinin tamanlamıyla uygulanması gerekenlerin önceliklileridir.

Depremi Kader olarak algılarsak çok kayıplar yaşar,  kapanmamış yaralar üzerine ekleme yaparız.

Deprem gerçeğini hafızalrımıza yerleştirip gerekli tedbirleri uygularsak, acılarımız azalır ve depremden en az zararı görmüş oluruz.

Unutulmamalıdır ki "Deprem Öldürmez Binalar Öldürür"

Hasrlı bina stoklarımızı ne kadar hızlı minimize eder, yeni bina stoklarımızı depreme uygun inşa edersek sorunlarımızı ve acılarımızıminimize etmemiz işten bile değil.

Sözün özü gerçekler ile yüzleşip, ona göre hareket etme yetisine ulaşabildiğimizde üzüntü ve kayıplarımız azalacaktır.