Dünya öyle bir hale geldi ki, yoksullar parasızlıktan ne yapacağını, zenginler de parayla para ile ne yapacaklarını bilemez oldu artık. Yarını düşünürken bugünü unuttuk. İnsanlığı unuttuk, nimetleri unuttuk, konu komşuyu unuttuk, daha acısı Allah’ı unuttuk.
Azılı bir canavar gibi koşuyoruz, yönümüzü bilmeden, aklımızı kullanmadan, şuursuzca.
Ne güzel söylemiş atamız, önderimiz, ulu kişiler; dünya malı tuzlu bir su gibi, içtikçe artıyor susuzluğumuz. Dün bir haber kanalında izledim, bir haftada peynire, süte, yoğurda, yüzde yirmi zam gelmiş. Personel aylığı artmamış, mazot düşmüş, süt yerinde sayıyor, bu zam neyin nesi? Evet neyin nesi? İnsan aç gözlü oldu mu doymak bilmiyor, kimseyi de düşünmüyor. İnsan vatan haini, halk düşmanı oldu mu demek kimseyi düşünmüyor.
İnsan bir beddua almaya başladı mı akıl duruyor, göz görmüyor, cennet ve cehennemi düşünmüyor. Şımarık bir şekilde otuz iki dişi dışarıda sırıtıyor. Vah vah onun insanlığına, kalıbına, körlüğüne. Acaba bu dünya için yaptığına değer mi?
Bürokrasi iş yapmıyor, bu marketlere gidip fiyat kontrolü yapıyorlar boşuna, oysa çaresi var.
Çaresi var da sıcak koltuklarından kalkıp elini taşın altına koyacak, aldığı paranın hakkını verecek, görev aşkıyla, hizmet aşkıyla yanan adam yok adam.
Markete gidiyor, fiyatları kontrol ediyor, geliyor, makamına yatıyor ama Allah'a şükür ki Allah var.
Kalın sağlıcakla.