Dinlemek bir sanattır. Araştırmalara göre günlük hayatın uyku dışında yüzde yetmiş beşi konuşmaları dinlemekle geçer fakat dinlemek, sadece konuşmamak değil; söyleneni anlamak, değerlendirmek, her konuşulan şeyden bir sonuç çıkarmaktır.

Duymak istediğin şeyi değil, gerçeği arayarak dikkati bir noktada toplamak, sözleri düşüncenin süzgecinden geçirmek, iyi bir dinleyicinin ilk yapacağı şeydir.

Dinlemek bir sanattır ancak sadece anlamak isteyenler bu sanatı kazanır. Dinlemesini bilmeyen, o alışkanlığı kazanamayan insan, sadece kendisi konuşsun ister ve karşısındaki sözünü bir an önce bitirsin diye sabırsızlıkla bekler.

Söz kesmek başlı başına bir basitliktir. Söz kesen insan konuşan insanın başına basmış demektir.

Dinlemeyi öğrenmek, anlamaya çalışmak güzel şeydir. Sadece kendi konuşmasını dinlemekle hiçbir şeyi öğrenemez insan! Koca bir ömür sohbetlerden zevk almadan, nice bilge insanlardan faydalanmadan bir ömür heba olur. Nice insanlar var ki sorulan sorulara o konuda bir bilgim yok der.

Bir yerlerden okumuştum, çok sorular sorulan bir ulema, bu konuyu iyi bilmiyorum dermiş ve cevap vermezmiş. Daha sonra talebeleri sorarmış “Hocam bunu bildiğini biliyoruz, niye cevap vermediniz?” deyince her şeyi veya çok şeyi biliyormuş demesinler diye çünkü daha sonra anlatacağın şeyleri dinlemezler ve senden bıkarlar.

“Dinlemek, insana kendini ölçmek, değerlendirmek imkanı verir.”

                                                            Foersten

“Dinlemek, gösterebileceğiniz nezaketlerin en yükseğidir..”

                                                                                      Dalr Carnegie

Kalın sağlıcakla.